Bağıra bağıra ağlayarak koşuyorum. Çatlamış dudaklarımdan kan akıyor bağırdıkça. Ağzım yüzüm kan içinde. Halsiz yığıldığım
yerde kendime vurmak istiyorum ama kolumu bile kaldıramıyorum. Oturup tozun toprağın içinde sadece ağlıyorum.
Dizlerim hareketsizlikten tutulmuştu. Birkaç adım zar zor attıktan sonra içimde tutmaya çalıştığım çığlığı bırakıp koşmaya başladım. Bağırıp ağlayıp koşarken her şeyden kendimden bile nefret ediyordum. Nefret. Böyle bir duyguymuş demek.
Beni tanımıyorlardı. Tanımadan sevmemeye karar vermişlerdi. Ama bugün beni alkışlıyorlardı. Yarın yine beni sevmeseler bile sorun değil. Bugün alkışlıyorlardı.