Bla bla bla

Bla bla bla
@Sorah
...
1 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Hiç içinde bulunduğunuz durumdan kurtulmak için birine yalvardınız mı? Ben yalvarmıştım, çığlık ata ata kendimi hırpalaya hırpalaya yerlerde sürünerek ağlamıştım. Ama ne yardım için el uzandı nede o durumdan çıkabildim. Sadece zaman geçti şartlar değişti, o anılar benim benliğimde silinmedi derinleşti ve yara bıraktı. Şimdi ise yansımama bakıyorum ve 1000 kilidi olan bir kutu olmuşum. Hepsini açsanız bile içinde göreceğiniz şey tahta kurularının yemeye başladığı içim olacak. Tam mutluyum dediğim anda gelen hüzün tam aitim dediğim anda batırılan iğne ve sonu gelmeyen kalbimin kırılma sesleri...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Nerden biliyorsun herşeyin bittiğini? Son nefesini verene kadar bu hayat devam edicek. Bunu bil öyle devam et.
Şimdi size ufak bir deneyimimden söz edicem. Diğer insanlara davranışların, sana davranılan davranışla aynıdır. Bunun sebebi ilk sosyaleştiğin anda başlar. Bir şeylerin düzelmesini istiyorsan kendin gibi davran, diğerlerinin senden yapmanı istedikleri davranışları yapmanı bırak. İnsanlar kendin gibi davranmaya başladığında seninle kavga edicekler anlaşamıyacaklar belki arkadaşlıkların biticek ama emin ol o arkadaşlıklar sana iyi gelmeyen arkadaşlıklar olucak. Yanlız kalmaktan korkma yeni insan ve arkadaşlıklardan korkma, mesela gidenle gelenin acısı aynı olucak belki aynı acıları yaşıyacaksın ama nerden biliyorsun ki gidenin gelenden daha kötü olucağını? Dene gör bak hayatın sana ne sunacağına sen bile şaşıracaksın. Bana bunları söyleyen biri olmadı, bana bu hayatta sadece susmam onların dönen muhabbetlerini bölmemem bir söz söylediğimde ise kınanan biri olduğum söylendi. Sana bir sır veriyim mi, o alınacak o üzülecek diyip sustuğun günler senin en güzel günlerin... ben kaybettim sen kaybetme.
Merhaba size bir hikaye anlatacağım bu hikaye Sara nın hikayesi. Çok yakından tanıdığım bu insanı sizinde tanımanızı isterim. Hadi o zaman başlayalım... Yıl 1995 Sara 7 Mart saat 11.00 sularında doğdu. Saranın Annesi Hemşire babası ise Klisede bir papazdı. Saranın doğduğun da sadece bir ablası vardı ama yıllar geçtikçe 2 kardeşi daha olacaktı. Sara aile çiftliklerinde yaşıyorlardı dedesi babaannesi yengesi amcası da bunlara dahildi herkesin ayrı ayrı evleri vardı. Bir gün Sara 4 yaşındayken bir olay yaşadı. Merhaba kuzen Karen resim çizelim mi? Karen "Evet" cevabını verdi. Birlikte resim çizdiler yakalamaca oynadılar ve bahçede gezindiler. Sara bir kaç dakikalığına evine gitti ve kağıttan bir taç yapmaya başladı. Makası aldı ve taçın üçgen kenarlarını kesti daha sonra yapıştırıcıyla kağıdın iki ucunu yapıştırdı. Daha sonra aşağı indi ve kuzeni Kareni karene seslendi. Karenden ses çıkmamıştı. Tahminince Yengesinin evinde patlamış mısır yiyordu yavaşça yengesinin evine doğru gitti Sara ve yarı kapalı kapıdan tam girecekken Karenin Annesi ve Yengesini konuşurken duydu. "Sara ile konuşma onun annesi kötü biri. " Sara bu lafı duyduğunda ne olduğunu anlamamıştı ama içeriye de girmemişti. Kağıtan yaptığı taçı kafasına takmış ve yavaşça eve doğru yürümüştü. Bu Karenin Annesi yüzünden ilk dışlanışıydı... Ömür boyu ona söylenilen bu sözler yıllar geçtikçe daha da kötüleşicekti. 🪻
Bugün bir haberle geldim. İyi bir hikaye veya kötü bir son mu bilinmez ama bugün duyduğum sesler sustular. Hayal dünyamın kapısı kapandı, onu bir daha açıp açmak istemediğimden emin değilim. Tanrıya yalvardığım dileklerim gerçek oldu olmak istediğim yerdeyim ama bir şey hala eksik. Şimdi anlıyorum birinin sana değer vermesini istemenin sebebini şimdi anlıyorum biri hayatında olduğunda diğerlerinin önemini kaybetmesini şimdi anlıyorum... Bana sorsalardı bu düşünce yapısına nasıl girerdim yada girermiydim diye cevabın muhtemelen hayır olurdu. Büyümenin anlamını iyi veya kötü yol dedikleri kavramların gerçekliğini. Peki size bir soru bu soruyu yıllar önce sorduğum kişiye atıfta bulunarak soruyorum Elvise... Sen nasıl bir yolda mı ilerliyorsun? Muhtemelen cevabı bilmiyorum olurdu. Şimdi ise onun cevabınk tahmin edebiliyorum " İyi bir yoldaki kötü bir yolcuyum. " Derdi. Şimdi ise hiç yapmadığım bir şey hakında konuşacağım bütün saltlığıyla anlatacağım. Hayata 2 evre vardır. Birincisi bir hedef koymak yada daha açık haliyle sebep bulup yaşamaya devam etmek. İkincisi ise bu sebeple birlikte yanlız kalmamak. Bendeki sorunu böyle çözmüştüm. Yanlızlıktan hoşlanmayan ama kendisini yanlızlığa iten bir birey. Ben buydum kendimi ilk defa bu yıl anladım sorunlarımı en azından bir kısmını bu yıl çözdüm. Bir çok arkadaşa değil tek bir kalpte birleşen iki ruha ihtiyacım varmış. Anladığım bir şey daha var oda hiç arkadaşım olmadığıydı. Bir kitabın sonuç bölümüne geçmek istersek ana karakter kendini öğrenmeye başladı ve bu yol ona iyi geliyor. Düşünce yapısı çok gelişti bu gelişme onu çok duygusallaştırdı. Ve kendi teşhisini koydu...