KızılCanYıldız.

KızılCanYıldız.
@Sorgazm
... BERİKİ ÜLKESİNDEKİ ÖTEKİ ACTIVIST-SOCIAL ATHEİST BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN? BİR FİKİR? SADECE BİR FİKİR? TEHLİKELİ BİR FİKİR
Adalet Ölü müsün, diri misin adalet Arıyorlar, bulunmadın nerdesin? Yoksullara, zulmediyor zenginler Soruyorum, bilmiyorlar nerdesin? Batılılar durmadan silah satıyor Zalimler vuruyor, kanlar akıyor Barut kokusu, geniz yakıyor Arayanlar, bulamıyor nerdesin? Kulağını ver, dinle figanı Gözlerini aç, izle cihanı Görürsün akan, al kızıl kanı Masumlar inliyor, yoksun nerdesin? Sana güveniyor bütün insanlık Eğer şaşar, yanılırsan bir anlık Dünya o zaman, tümden karanlık Geç kalma adalet, yetiş nerdesin?
Reklam
.... Hoşgörü Hakkında... İçerde bir ses yatar, dışta Hiç cirit atar Çok kez anlaşır da bunlar, tozu hep dumana katar İyi niyet ve hoşgörü bulunmaz Tevazu otudur. Hangi devri kan tutmamış, hangi asır bozuk değil...? Hangi zamanda insanlar, dememiş:''bu zulüm yeter...''? Hoşgörmek; belki basit suçlar, kabahatlar içindir Cürümler affedilirse, adâlet sistemi yatar. İnsan Tozu dumana katar.
... Ta Biatın Busesi Her kulak nağme dinlesin içsesin sesinden Her dokunuş feyiz alsın tabiatın busesinden Ve artık açılsın göz kulak burun dil ve deri, Kovulsun insanın bahtından pasaklı serseri Yeryüzünde adalet sevgi kardeşlik darmadağın Gönül ver de kapıları aralansın bir altın çağın Sonu gelsin ilk andan beri aranan vuslatın Güllerle döşensin sevgi sadakat küprüsü Dünyada en kıymetlisi verilsin canlı ürünün Aşk ile tüm kiri yıkansın insanlık türünün Başarılı ulusum getirsin canlı gafletin sonunu Yeniden karsın insanlığın mayasını ununu Bürünsün adalet merhamet evrensel sıfatına Arşa kanatlansın binsinde ilim irfan atına Peşine takılsın özgür ve sevdalı bir kuşun Anka misali içimizde anlamı çözülsün varoluşun Şimdi bilincinde bir bir erisin geçmiş ve ileri Yırtılsın kavrulsun artık bu boyutun perdeleri
.... Silâh ve Adâlet... Kılıçların sert hükmüne kaç asır uydu dünyâ? ... Çifte su verilmiş çelik ne kadar yürek deşti? ... Silâh; hakkı,adâleti sunmak içindi güyâ Ve Tabiatın varettiği tüm insanlar kardeşti... İnsan; dostum diyerek,diğerine çukur eşti... Silâhlar geliştikçe,insan daha iğrençleşti... Sadist rûhun emrindeki her silâh zulme âlet... İradesine köle olmuşlarda kuvvet şiddet kaynağı... Üstünkörü kânunlarla noksan olur adâlet İpi kopmuş yoz iradelerin kötülüktür dayanağı... İnsan; Edebi kitaplardan,yasalar çıkardı... En gerçek hükümleri çok kez yanlış anlıyarak... Koyduğu kânunlarla toplum çıkmaz yola vardı... Hep; gerçek adına iş gördü,gerçeği yalanlıyarak... Hükümlerin en güzeli yine gerçeklerde saklı... Yeterki doğru anlasın zavallı insan aklı... Huzur,güven,metânet ve eşitlik,adâlet,merhâmet; Toplumun hayrına olan her şey,Gerçek kaynaklı...
.... Bu sistemde halk, sürekli olarak, bir çömez, bir öğrenci olarak kalacak ve kendisine ait olmayan düşüncelerin, isteklerin ve nihayet çıkarların aracı olmaya devam edecektir. Bu durum ile bizim özgürlük olarak adlandırdığımız – ve aslında tek gerçek özgürlük olan- durum arasındaki fark ancak uçurum sözcüğüyle tanımlanabilir. Bu durumda, eski baskı ve eski kölelik, yeni biçimler altında varlığını sürdürmeye devam eder. Ve köleliğin olduğu yerde, yalnızca sefalet ve zulüm değil, hem ayrıcalıklı sınıflar hem de kitleler arasında hüküm süren, gerçek bir toplumsal materyalizm de ortaya çıkar. – Mikhail Bakunin
Reklam