Soulless

Soulless
@Soulless_
Umutlar biterken açılan kapıların hepsi , Benim içimde karanlığa açılır.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Maskelerinizin tozlarını almayı unutuyorsunuz, geçmişiniz toz içinde.
Sigara ve kahve.. Hayatında hep ne vardı deseler şüphesiz anahtar kelimelerim bunlar. Zararlılar mı ? Evet. Sigara öldürür mü ? Elbette. Ama sigaradan daha zararlı insanlar tanıdığımdan beri daha bir yapıştı dudaklarıma. İçimden çaldılar ve ben bu boşluğu sigaramla doldurdum. Kitap ayracım hep sigaranın ön yüzündeki 'sigara içmek öldürür' yazısıdır. Alışkanlık işte. Paket bitince keserim ve kaldığım yerleri hatırlatır bu yazı bana. Kimi zaman ölümü, kimi zaman kaybı, kimi zaman ise sigarayı. Bazense bir dal sigara sıkıştırırım sayfanın arasına. Değişiğim evet. Mesela severim sigaranın çiğ tütün kokusunu, dumanıyla resimler yaparım bazen havaya ve çoğu zaman kahveyi eksiltmem masamdan . Bazı zamanlar, özellikle nevrotik bir havadaysam ve kimse yoksa yanımda , besin maddelerim bellidir. Bir fincan kahve , birkaç dal sigara , kalemler ve kağıtlar. Evet insanlar kelimelerle de beslenebilir. Seni var eden şeyler ne deseler düşünmek kelimesinden önce yazmak gelir aklıma. Çünkü gecenin 5'inde kalkıp yazı yazma ihtiyacı duyarım bazen . Düşünmek için uyanmam çoğu zaman. Yazmak benim temelim. 36 satırlık defterler yaşam kürüm. Çünkü bazen bir insana değil , kıçı kırık 36 satırlık sayfalar anlar seni .Çünkü o sayfa sensindir. Kalem elinde ve sen yönledirirsin . Belki bir manzara resmedersin , bazense aklının suyunu sıkarsın sayfaya ama senindir. Sadece senin. Yazmak , çizmek , okumak ve anlamak. Kaliteli bir insan olman için illa üniversite mezunu olman gerekmez. Ben hayatın talebesi oldum. Sınıfı geçtim mi bilmem ama , çabaladığım kesin.
Fikrini beyan eden insanların 'zeki' görüldüğü bu toplumda fikirlerimi , düşüncelerimi kendimle beraber toprağa götüreceğim için mutluyum. ''Eğer düşünmüyorsan hayvandan bir farkın yok '' sözü anlatıyor cahilliği. Düşünmek dışarıdan bakılınca görülebilen bir eylem değildir. Nasıl kalp kırıldığında , sesi dışarıdan duyulmuyorsa düşünmek de öyle. Aklından geçenler kafanın üzerinde düşünce baloncuğu oluşturmaz cahil insan! Eğer oturup boş hayallerini anlatıyorsan zeki olmuyorsun .Ki bence düşüncelerini ulu orta değilde, altın sandığına kapatan insan zekidir. Boş fikrin kullanıcısı çok olur. Sen sandığına aktar aklından geçeni, kilitle ve sonra göm anahtarını hayal bahçene . Arkandan gelecek olan zaten sandığın altından oluşuna değil ,içindeki fikrin kıymetine kanar. Ve senin ilkelerinle yaşayan insan , ne yapar eder o sandığı açar.
Ve kalp kırılır orta yerinden , etrafa savrulur tüm umutlar. O vakitten sonra ne söylenen sözler , ne de edilen özürler toparlar o parçaları . Kalp bir kez sevdiği gibi bir kez de kırılmaz üstelik. Defalarca aldığı hasara rağmen tek görevi olan kan pompalamayı bırakıp soyut olarak parçalanmaya sebep olan tüm anıları aktarır beyine. Artık kendini sadece nefes almaya endekslersin. Ne bir çift laf çıkar ağzından ağız tadıyla ne de gülersin içinden gele gele. Arada sırada dudaklarına kondurduğun sigarada bulursun teselliyi , artık tek tük değil paketlerce tüketirsin nefesini ve kanını kirleten zehri . İlk başta zorlanırsın, nefesin kesilir , miğden bulanır üst üste içince ama alışır ciğer de içindeki dumana. Benimde kesilmiştir ilk başlarda nefesim, ama .... Daha sonraları yaşadıkça dertlerin büyüklüğünü hafif kalır bir ciğer sızısı. Sızım geçti ama hala kanarım nedense. Sanki kaşınan yeri kanatmaktır vasfım . Kanattım üstadım, en acılı şarkıları , en okkalı küfürleri kendime armağan ede ede kanattım yaramı. Şimdilerde süzülür göğüs kafesimin altından okka okka acılar , kanattıkça azalırlar umuduyla yaramaz uslanmaz bir çocuk gibi kanatıp dururum yaralarımı .. Taki mikrop kapıp sıtmalar tutana kadar .