Yutkunalım da gitsin geçmişi, asla geçmez denilen her şeyi, bakarsın tutar cılız bir dala bağlanmış iki çaput parçası dilek.
Ben sana, sen bana emanet
O son lokmayı yutkun gitsin.
Yutkun, gitsin
Devrimim benim,
kutsanmış medeniyetim,
seni düşününce içimde hükümetler devrilir.
Yol kenarına çekilir otobüsler,
gece karanlığında bir sigara içilir.
Şairler duvarlara yazar şiirlerini,
sokağa çıkar tüm yasak düşünceler,
mahalleye bayram gelir.
Neye ihtiyacım olduğunu biliyorum.
Huzur, dinginlik ve aidiyet. Güneşli bir havada yemyeşil ağaçların arasında hiçbir yere yetişme kaygısı taşımadan ve güvende olduğumu bilerek yürüyormuşum gibi.
Seni severken ne kadar yara aldım, neleri kaybettim tahmin bile edemezsin. Yirmilerimin ortasında kendimi kaybettim. Nasıl sevilir, bir
yürege nasl dokunulur, Üzülünce
kime gidilir hepsini unuttum