Düşselliğin ortadan kalkmasıyla ortada gerçek denen bir olgunun kalmadığını, günümüzde
gerçeğin işlemsel (matrisler, bellekler, minyatürleştirilmiş hücreler vb) bir hal aldığını belirten
Baudrillard gerçeğin yerini alan simülakrlar bölümünde vermiş olduğu hasta-hekim-psikoanaliz
örneğiyle de bu durumu açıklığa kavuşturur. Hasta olmayan fakat bir hastalığa ait tüm
semptomları taşıyor’muş’ gibi yapan kişinin hasta olup olmadığını saptamak tıbbi açıdan
oldukça zor bir durumdur. Din konusunda ise tanrısal gücün yeniden üretilemeyeceğini
savunan düşünceye karşı çıkarak tanrısal gücün yeniden canlandırılabileceğini savunur. Medya hipergerçekliğin üretiminde önemli bir yere sahiptir. Yeniden üretim ve tüketim
günümüz dünyasının en açıklayıcı halidir. Yeniden üretim ve tüketim de birer simülasyon
örneğidir. Bu noktada haberleri ele alan Baudrillard çok fazla haber olmasına rağmen
bunlardan çıkarılan anlamların az olduğunu belirtir. Reklam Baudrillard’a göre en önemli simülasyon araçlarından biridir. Reklamın tüketicileri bir
arada tuttuğunu ve toplumsallaşmayı sağladığını belirtir. Reklamı kitle iletişim aracı olarak
görmeyen yazar, reklamın içeriğiyle bütünleşmiş bir yapı olduğunu özellikle vurgular.