Sosyoloji

478 üye · 25 yeni gönderi
Takip
Sosyoloji ve toplum üzerine paylaşımlar.
Kıtlık fikriyle yönetilen bir dünyada öteki, öznenin tatminine yönelik ölümcül bir tehdit halini almıştır. Yani kıtlık haset doğurur. Kişi kendi yaşadığı eksikliğin sebebini diğerinin elinde haddinden fazlasına bulunmasına bağlar.
Sayfa 322·Kitabı okudu
Sosyoloji
Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın "Ben orada ne dediğini anlamadım. Çevredekiler gülünce ben de nezaket gereği güldüm" açıklaması, aslında siyaset psikolojisi açısından fıkranın kendisinden daha derin bir ifşadır. Kelimeleri duymasanız bile, ait olduğunuz veya o an paylaştığınız o şatafatlı "üst güverte" korosu güldüğünde, refleks olarak o koroya eşlik edersiniz. Çünkü o salondaki kolektif konfor ve "nezaket", aşağıda (salda) o fıkranın öznesi olan insanların haysiyetinden çok daha önceliklidir. Muhafazakar siyasi elit, ne kadar "halkın bağrından çıktık" dese de, geleneksel sermayenin o steril alanına kabul edildiğinde, oranın kurallarına ve esprilerine uyum sağlamak için o "ahlaki anesteziye" (Schadenfreude moduna) anında dahil olur. Şimdi fıkranın kendisine bakalım: Modern tıbbın, batılı rasyonalizmin ve muazzam bir sermayenin sembolü olan bir hastane açılışında, milyarder bir iş insanı kürsüye çıkıyor ve Kürt kadınını "doktorun perdenin arkasına geç soyun" komutunu anlamayan, cinselliği veya tıbbi prosedürü ilkel bir algıyla tersyüz eden komik bir figür olarak anlatıyor. Bu fıkra, egemen elitlerin taşraya ve azınlıklara bakışındaki o "Medenileştirici Misyon" kibrinin en çıplak halidir. Onların gözünde o kadın, hakları olan eşit bir vatandaş değil; modern dünyanın kurallarını bilmeyen, dolayısıyla üst güvertede viski kadehleri tokuşturulurken araya serpiştirilecek bir "eğlence/fıkra" nesnesidir. Gündüz meydanlarda kutuplaşma tiyatrosu oynayanlar, akşam lüks bir hastane açılışında yan yana oturur. Biri Kürt kadını üzerinden çiğ bir espri yapar, diğeri ise "nezaketen" ona eşlik eder. Bayraklar, isimler, bakanlar, başbakanlar değişir; ama elitlerin aşağıdakileri araçsallaştırma, küçümseme ve onların üzerinden kendi iktidarlarını tahkim etme refleksi 200 yıldır milim
Sosyoloji
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kapitalizm yücelik mertebesini metanın daima bir adım önünde konumlandırarak insan arzusunun doğasından istifade eder.
Sayfa 358·Kitabı okudu
Sosyoloji
Kapitalist alemde reklamcı, yüceliği yaratandır. Metadan duyduğumuz tatmin bunun kendisinden değil reklamından gelir.
Sayfa 358·Kitabı okudu
Sosyoloji
Kapitalizm kutsallık ya da yücelik mertebesini ortadan kaldırarak ona, varlığını sürdürebileceği tek yer olarak alışveriş sisteminin dışını gösterir. Her şey seküler ve gündelik kullanıma uygun hale gelir zira her şeyin bir fiyatı vardır.
Sayfa 347·Kitabı okudu
Sosyoloji
Kapitalist alemde yaşayan bireyler olarak genellikle kıtlığı insanlığın başına gelebilecek doğal bir durum olarak değerlendirsek de bugüne dek dünyada bu tehdidi her an tepesinde hissederek yaşamak zorunda kalmamış birçok toplum da var olmuştur.
Sayfa 313·Kitabı okudu
Sosyoloji