...Kuşkular ve kaygılar içinde kıvranan, dünyada kendi sorunlarından başka bir sorun olmadığını sanan o kadına kahkahalarla gül... Eğer zihnini odaklandıracak hiçbir şey bulamıyorsan, nefes alış verişine odaklan. Yüreğinin atışını dinle, denetleyemediğin düşünceleri izle, birden yerinden kalkıp "yararlı" bir şey yapma isteğini denetim altına al. Her gün birkaç dakika hiçbir şey yapmadan otur ve bu süreden mümkün olduğunca çok şey edinmeye çalış.
"Olumlu düşünmek" gerektiğine inanan ve kendi kendilerine durmadan sevildiklerini, güçlü ve yetenekli olduklarını söyleyen insanlar gibi olma. Böyle yapmaya ihtiyacın yok, çünkü öyle olduğunu zaten biliyorsun. Bundan kuşkuya düşersen - ki bence gelişmenin bu evresinde sık sık olur- önerdiğim gibi yap. Sandığından daha iyi olduğunu kanıtlamaya çalışmak yerine, sadece gül. Kaygılarına ve güvensizliklerine gül. Endişelerine alaycı bir gözle bak. İlk başta zor gelebilir, ama yavaş yavaş alışırsın.
"... Annemle babamın birçok dostu ve onların çocuklarının çoğu da diploma sahibi. Ne ki bu istedikleri işi yapmayı başardıkları anlamına gelmiyor. İlgisi yok. Üniversiteye gitmişler, çünkü üniversitelerin çok önemli sayıldığı bir zamanda birisi onlara bu dünyada yükselebilmek için diploma sahibi olmak gerektiğini söylemiş. Ve bu yüzden de dünya bazı olağanüstü bahçıvanlar, fırıncılar, antikacılar, heykeltıraşlar ve yazarlardan yoksun kalmış."