İnsan beyni geleceği isabetli tahmin etmek konusunda yetersiz,geçmişi değerlendirmek konusunda da başarısızdır.Çünkü insan yaşadıklarını değil,yaşadıklarına yüklediği anlamı hatırlar.
Mutluluk duygusunun yüzde 40’ı düşünceler,davranışlar ve karakterler tarafından belirlenir.Yüzde 50’si de kişiliği şekillendiren genetik yatkınlıkla ilgilidir.
Mutlu olmayı sahip olunacak “obje” veya “şey”lere bağlayanlar,büyük çoğunlukla amaçlarına ulaşamazlar çünkü satın alınan şeyin verdiği sevinç en fazla sekiz ay sürer. Buna karşılık;tatil,birlikte yemek,doyurucu bir sohbetin içinde bulunmak gibi, anı doğuracak ve iz bırakacak yaşantılar daha da değerlidir.
Geniş ailenin kaybedilmesi kapitalizm için bir fayda sağlıyordu, böylece küçül(tül)müş ailenin toprağa ve atalara sadakati kalmayacak,hareketlilik artacak,yer değiştirmeyle birlikte iş ve tüketim sahaları da genişleyecekti.