Sprinkles

Dünyaya uyum sağlayamadığını hissetmek seni şaşırtmıyordu da dünyanın, içinde yabancı gibi yaşayan birini yaratmış olmasına şaşırıyordun.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Baban başkalarına sert davranırdı. Annense başkalarının acılarını paylaşırdı. Günün birinde, sana kalan o sertliği kendine yönelttin. Baban gibi çektiren de, annen gibi çeken de sen oldun.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Yalnızca yaşayanlar tutarsız görünür. Ölüm, onların yaşamını oluşturan olay dizisini sona erdirir. Işte ondan sonra, boyun eğip o olaylara bir anlam yüklemeye çalışırız. Anlam yüklemeyi reddetmek, bir yaşamın, dolayısıyla yaşamın kendisinin saçma olduğunu kabullenmek demektir.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Yaşlandıkça daha az mutsuz olacağına inanırdın, çünkü o zaman üzülmek için gerekçelerin olacaktı. Daha genç olduğun için, iç sıkıntısına karşı avunacak bir şey bulamıyordun, çünkü onun temelsiz olduğunu düşünüyordun.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Bellek de fotoğraflar gibi donduruyor anıları.
Sayfa 6·Kitabı okudu