Yapacak hiçbir şey yoktu, duyacak hiçbir şey yoktu, görecek hiçbir şey yoktu, her yerde ve sürekli olarak insanın çevresinde hiçlik, zamandan ve mekândan mutlak anlamda yoksun bir boşluk vardı."
Hüzün rengini alan toprağın bağrında, o renklerin cümbüşünü haykıran çiçeklerin kökleri kazıklanmış, kalbe saplanmış bir hançer gibi duruyorlardı bulundukları yerlerde..."