Kitabın değerlendirmesine, kitabı almamın hikayesinden başlayalım evvela. Beyazıt'ta bulunan Ravza yayınevini mütemadiyen ziyaret ederim. Fatih'te ikinci şubeyi açalı baya olmuştu. Ziyaret, geçtiğimiz Eylül ayının başlarında nasip oldu. 15-20 dakika dolandıktan sonra -biraz da isminden dolayı- elim “ruh bakımı” kitabına gitti. Malum ruhtan, bakımdan bahsediyor.
Kitabımız, Metin Karabaşoğlu abinin deneme türündeki Ruh Bakımı adlı eseri. Ne zamandır da deneme okumuyordum. Benim için güzel bir deneyim olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Parça parça olduğu için gecelere bölebildim o yüzden okuması da rahat oldu. Ayrıca dinlendirdi de.
Kitabı çok beğendim bir solukta okudum diyebilirim herşey açık ve anlaşılır anlatılmış hem eğitici hem eğlenceli beğenerek okudum çok içten akıcı bi dille yazılmış
teşekkürler
Yazarın okuduğum ilk kitabı.Günün birinde Çin’in bir bölgesinde insanların uyurgezer oldukları farkedilir güneş doğmaz ve kimse uyanamaz.Bu uyurgezerlik sırasında tüm iğrençlikler işlenir, hırsızlıklar, tecavüzler, ölümler ve daha nicesi.Bu uyurgezerlik yönetimin hiç umrunda değildir şikayetler dikkate alınmaz.
Yazar bu uyurgezerlik olgusu üzerinden aslında Çin’deki baskıcı rejimi eleştirmektedir.
Kitap o kadar akıcı ve eğlenceliydi ki elimden zor bıraktım diyebilirim. Normalde kitapları tepkisiz okuyan biriyimdir ama bu kitapta kahkaha attığım sahneler oldu, Mahira ve ekibi hiç rahat durmadılar.
Yan karakterlerin hepsini çok sevdim ama favorim Nur oldu sanırım. Volkan ve Ela’yı da çok merak ediyorum. Kainat’ın abilerden Volkan çok sakin duruyordu ama sonradan içini gördük gibi bir şey oldu. Kartal’ın tepkisinden de çok çekiniyorum açıkçası.
Mahira ve Sancak’ı çok sevdim. Sancak o kadar güzel seviyor ki eridiğim sahneler oldu. Mahira duygularını çok belli edemiyor ama 2. kitapta açılır diye düşünüyorum.
İlişkileri biraz hızlı ilerledi gibi geldi bana ama kaybettikleri yılları düşününce de normal geliyor.
Son sahnede Mahira’ya çok sinir oldum nedeni ne olursa olsun bırakıp gitmemeliydi.