var olmak, burada olmaktır sadece. var olanlar ortaya çıkarlar, onlara rastlanabilir, ama hiçbir zaman çıkarsayamayız onları. bunu anlamış kimselerin olduğunu sanıyorum. ama onlar, kendi kendinin nedeni olan zorunlu bir varlık uydurarak bu olumsallığı aşmaya çalışmalardır oysa, hiçbir zorunlu varlık varoluşu açıklayamaz. çünkü olumsallık bir sahte görünüş, ortadan kaldırılabilecek bir dış görünüş değildir: mutlak olanın kendisidir. bu yüzden yetkin bir temelsizliktir. şu bahçe, şu kent ben kendim her şey temelsiz ve nedensizdir bunun farkına vardığınız zaman yüreğiniz bulanır.
sözgelimi şu çeşit acılı geviş getirmeye benzeyen varoluşmaktayım yok mu işte onu sürdüren benim. evet ben. gövde, bir kere yaşamaya başlayınca, bu işe kendi kendine devam edip gider. ama düşünce öyle değil düşünceyi ben sürdürür, ben geliştiririm varoluşmaktayım. varoluşmakta olduğumu düşünüyorum. şu varoluşma duygusu ne kıvıl kıvıl bir şey, onu ben sürdürüyorum yavaşça. düşünmemi durdurabilseydim... çabalıyorum buna. başarıyorum. kafamın içi dumanla doluyor gibi ... ama işte yeniden başladı ...