Ağır bir yaşam süren insanlardı onlar, ne yaşlandıkları, ne hastalandıkları, ne de öldükleri görülen, vakti gelince yavaş yavaş ortadan silinen, anılara, başka bir çağdan kalan sislere dönüşen, sonunda unutuşun içinde eriyip giden.
Her şeye rağmen, yüreğin belleğinin kötü anıları sildiğini, iyileri büyüttüğünü, geçmişe katlanmayı bu hile sayesinde başardığımızı bilmeyecek kadar gençti daha.
…ama nazik, dokunulmaz, kışkırtıcı durumunu korumayı başarıyordu. Fermina Daza’nın taşralı büyüsüne hiç direnç göstermeden boyun eğinceye değin. Bu aşkın klinik bir yanılgı ürünü olduğunu söylemek hoşuna giderdi Doktor Juvenal Urbino’nun.