Kolera Günlerinde Aşk

8,3/10  (125 Oy) · 
502 okunma  · 
117 beğeni  · 
3.647 gösterim
Kolera Günlerinde Aşk", bırakılmış bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. "Marquez"in, ustalığı, bu öyküyü bir destana dönüştürüyor: aşkın, deli-akıllı, yabanıl-evcil, tensel, romantik tüm biçimlerinin pastoral bir şiirin büyüsüne büründüğü bir destan. On dokuzuncu yüzyılın yirminci yüzyıla dönüştüğü bir zaman dilimini kapsayan bu bitmeyen aşkın gerisinde, çağdaşlaşma çabası içindeki bir toplumun çeşitli yönlerini, özellikle taşra kentsoyluluğunun saçmalıklarını ince bir alayla eleştiriyor yazar. Roman boyunca, aşk acılarının lirik rüzgarlarının esintileri arasında, Marquez'in, insancıl mizahı, sürekli olarak duyuruyor kendini. Bu nitelikleriyle, "Kolera Günlerinde Aşk", Marquez'in başyapıtı sayılan "Yüz Yıllık Yalnızlık"ın yanında tartışılmaz bir biçimde yerini alıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2016
  • Sayfa Sayısı:
    396
  • ISBN:
    9789750730146
  • Orijinal Adı:
    El Amor en Los Tiempos del Colera
  • Çeviri:
    Şadan Karadeniz
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
fazi 
29 May 00:20 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Can Sanat Yayınları 2016 basımını okuduğum Kolera Günlerinde Aşk, yaklaşık elli yıllık bir aşkı anlatıyor.
Florentino Ariza, annesine kitap okuyan bir kız görür ve ilk görüşte aşık olur Fermina Daza'ya.. Uzun süre mektuplaşırlar ve birbirlerine aşık olurlar. Ancak hiçbir şey bekledikleri gibi olmaz. Aralarına mesafeler girer. Ve Fermina koleraya yakalandığı zamanda Doktor Juvernal Urbino ile tanışır, o günden sonra tüm hayatı değişir..
Bir aşk hikayesini etkili bir dille anlatmış Marquez. Ölene kadar aynı kadını seven fakat farklı kadınlarla da ilişkiler yaşayan Ariza'nın umutsuz bekleyişini okumak çok farklıydı.. Sonlara doğru daha da farklı bir hal aldı roman. Olay örgüsü ve karakterleri okuyucuya çok iyi kabullendirmişti yazar.
Bazen okurken sıkılmadım değil. Olaylar fazla teferruatlı geldi nadiren. Ancak ilerleyince neden böyle bir anlatıma başvurduğunu anlıyoruz yazarın. Okumayı sevenlere, sabırla sayfa çevirenlere tavsiye edeceğim bir kitaptı..

Doğan Yalçın 
 21 Nis 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · Puan vermedi

Çok az malzemeyle ve çok az çeşitle ne kadar mükemmel bir yemek yapılabilir ? Veya bu yaptıklarınıza ne kadar, sevgi, özveri, alın teri katabilirsiniz ? Bir hayal dünyası kurdunuz kendinize, o sınırlı hayal dünyasında sınırsızlığa ulaştırmak için elinizde olması gereken sabra sahip misiniz ?. Eğer cevabınız hayır ama bunlara rağmen mükemmel bir yemek ortaya çıkıyorsa eğer muhteşem bir aşçı muhteşem bir ustasınızdır.

Edebiyatta da aynı şeyler geçerlidir diye düşünüyorum. Marquez bu kitapta az malzemeyle, az karakterlerle ve dar olaylar içinde 442 sayfalık felsefi nitelikte bir roman yazmış. Hayal gücünün sınırsızlığında faydalanmak, düşündüklerini, düşünmek istediklerini elle tutulur hale getirmek sadece usta yazarların işidir. Bu kitapta o ustalığı o işçiliği o emeği görüyorsunuz.
Marquez büyülü gerçekçiliğin dahisi, kelimelerin ve cümlelerin insan aklının alamayacağı gücünü avucunun içinde tutmayı başaran ve de hayallerinde tutmayı başaran, insanların sorgulamasını sağlayacak nitelikte bilgileri, kurguları kitaplarında sunan bir usta.

Kitap bir yerde şehvet kitabıdır, bir yerde felsefi, bir yerde sabır bir yerde de hipnoz kitabıdır. Floretina Ariza sabrın ve doyumsuz kösnüllük,aşkın ve de kafası karışık bir insan prototipidir. Fermina Daza mecburiyetin, benciliğin, zamanla olgunlaşan, olgunlaştıkça sorgulayan, sorguladıkça kabullenen insan prototipidir. Urbino çalışkanlığın, iktidarlığın, ve iktidarlığın sonucunda oluşan gücün kudretin ve de her şeye rağmen centilmenliğin prototipidir. Kitap temelde çok az kahramanlarla ve olaylar ilerlemesine rağmen daha önce aklınıza gelmeyen fikirleri, fikirleri aktaran cümlelerin kendi içindeki bütünlükleri, bütünlüğün içinde saklı hayal gücünü, hayal gücünün içindeki ihtirasları tekrar sorgulamanıza yardımcı olacak türden bir kitap. Marquezin hayal dünyasını, kelimelere ve cümlelere ettirdiği danslarını, sizi bazen sorgulayacak ve de sizin bazen sorgulamanızı sağlayacak olayların aktarış tarzına hayran olmamak elde değil. Velhasıl keyifle okuyabilirsiniz ama evet aması var ; çok yavaş ve sabırla okumak şartıyla.

Gabriel Garcia Marquez'in o kendine has üslubu, yer yer eğlenceli cümleleri ile kitap oldukça iyiydi. Fakat bazı kısımlarda kitapta kalmayı başaramadım. Sürükleyiciliği oldukça düşük bir kitap. Bazı cümleleri tek başına bir efsane... Okudukça okuyasınız geliyor.
Sakin kafa ile okunması gereken, her ne kadar aşk romanı diye geçse de aşk konusunda pek fazla değer bulundurmayan, içten bir kitap.

Öz 
 05 Mar 18:22 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Belki de güçlü yaşama arzumuzla kendimize sormamız gereken şey,
“bir efendisi olmadan geride kalmış aşkla ne yapmamız gerektiği!” ...

Ne kadar da güzel bir ifade..

Aşka dair çok şey yazamam şuan belki, fakat aynı zamanda sabaha kadar da konuşabilirim..Sustuğum kadar yazabilir ve konuşabilirim..Aşk için.....

Hatice ferah 
08 Eyl 19:48 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kimin daha ölü olduğunu soruyordu kendi kendine üzüntüyle; ölenin mi, yoksa geride kalanın mı?
İnsanlar bir kere doğmazlar. Bu iş, annelerinin onları doğurduğu gün bitmez. Fakat hayat yeniden ve yeniden onları kendilerini doğurmaya mecbur eder.

ÜMİT YILMAZ 
05 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Bu romanda Marquez uzun soluklu bir aşkı anlatıyor.Daha çok erkeğin gözünden anlatılan bu aşk -biraz da kolera hastalığıyla özdeşleştirilerek- elli yıl kadar sürüyor .Konusu Türk filmlerindeki kavuşamayan aşıklara da benziyor.Ama burda farklı olan ;kahramanımız küçük yaşta görür görmez vurulduğu aşkına kavuşmayı sabırla beklerken, yüzlerce kadınla da cinsel deneyim yaşamayı ihmal etmiyor.Kitabı okurken toplumsal önyargılarımdan istesem de sıyrılamadığımı ve erkek kahramanı yargıladığımı farkettim.Yaşı yetmiş civarında olmasına rağmen genç bir kızla beraber olduğunda sempatim bitiverdi.Eşimse adamın sabırla beklemesine hayran oldu.Bana "Ben de seni beklerdim" deyince bu kitap en sevdiklerim arasına girdi.Şaka bir yana konusu sürükleyici gibi görünse de ağır bir anlatımı var.3-4 saat sakin ve huzurlu bir ortamda bulunma imkanınız varsa,o zaman okuyun derim.Öyle olunca kitabın içine girmek ve hakettiği şekilde okuyabilmek mümkün oluyor.Kitabı bitirdiğimde aşkın tensel değil tinsel bir duygu olduğu inancım pekişti.

Burak Akgün 
14 Nis 2016 · Kitabı okudu · 19 günde · 6/10 puan

Elli yıl sevdiği kadını evlendiği halde beklemek kime sorsanız çok büyük aşk denir denmesine de kitapta karakterimiz bu elli yılda inzivaya çekilip aşkını yaşamıyor malesef. Her gün farklı bir kadınla cinsel birliktelikleri olan bir adam hatta ahlaksızlık boyutuna ulaştırarak. Evet çok taktir ettiğim yerler oldu mesela sevdiği kadını gördüğü aynayı evine alması gibi ama aşkına başkalarıyla birlikte olarak sahip çıkılmaz ya da onu beklemiş olmazsınız ve bu çok büyük ikiyüzlülüktür bana göre. Bu yüzden çok kızdım kitabı okurken. Aşık olmak gerçekten sevmek galiba son zamanlarda insanlar bunları yanlış anlıyorlar ve böyle karakterleri yüceltiyorlar.

"Hiç bir şey, ölümden daha çok benzemez insana."
"Kimin daha ölü olduğunu soruyordu kendi kendine üzüntüyle; ölenin mi, yoksa geride kalanın mı?"
"Bisturi, tıbbın başarısızlığının en güçlü kanıtıdır."

Uğur Yiğit Karataş 
23 Oca 22:56 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Gabriel Garcia Marquez'in romanlarındaki o sıcak hava seziliyor Kolera Günlerinde Aşk'ta da. Kesinlikle sıkılmadan okuyacağınız, Yüzyıllık Yalnızlık tadında bir roman.

Özge Göksu 
11 Haz 2016 · Kitabı okudu · 11 günde · Puan vermedi

Neden bilmiyorum bu kitabı okumayı bir on güne yaydım... Yeri geldi zevk alarak okudum elimden bırakmadım, yeri geldi sinirlendim bir kenara attım. Yine de kesinlikle okunması gereken insanı aşktan çok başka duygular içinde sürükleyen bir eser olmuş. Bir aşk bunca yıl, bu kadar sabırla ama bir o kadar da hayattan zevk alarak nasıl beklenir. Bir insan birini sevdiği konusunda nasıl yanılır? Filminin bıraktığı etkiyi pekiştirdi, daha da hüzünlendirdi. Bir ayna gördüm karşımda... Okuyun.!

3 /

Kitaptan 141 Alıntı

İnsanlar bir kere doğmazlar. Bu iş annelerinin onları doğurduğu gün bitmez. Fakat hayat yeniden ve yeniden onları kendilerini doğurmaya mecbur eder.

Kolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia MarquezKolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia Marquez

"Yüz yaşıma geldim, her şeyin, evrendeki yıldızların bile yerlerinin değiştiğini gördüm; ama bu ülkede hiçbir şeyin değiştiğini görmedim daha.
Her üç ayda bir yeni anayasalar, yeni yasalar, yeni savaşlar oluyor; ama hala sömürge dönemindeki gibiyiz."

Kolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia MarquezKolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia Marquez
Hatice Gümüş 
28 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ama o bir uçurumdan atlamıştı. Ardından gelen uçurumlardan korkmuyordu artık.

Kolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia MarquezKolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia Marquez
Hatice Gümüş 
06 Oca 13:14 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Belki de bu nedenle birçok şey yapıyor" dedi."düşünmek zorunda kalmamak için."
"Ne yazık ki ölmesi gerekiyor." dedi.
"Herkes ölecek." dedi
"Doğru. Ama o herkesten çok ölecek."

Kolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia MarquezKolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia Marquez
Hatice Gümüş 
05 Oca 18:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Aşkın öldürücü darbesini yemeden önceki gibi olmak için duyduğu kesin isteğe, tüm kaygılı çabalarına karşın, başka bir insan olmuştu. Gerçek şu ki, bir daha hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktı.

Kolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia MarquezKolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia Marquez
Hatice Gümüş 
11 Oca 16:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Gerçeğin yüreğinin yaralarından dışarı sızmaması için bir kez daha dilini ısırmak zorunda kaldı.

Kolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia MarquezKolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia Marquez