Elliot Engel, İngiliz edebiyatı üzerine çalışan ve yıllarını klasik eserlere adamış bir akademisyen. Türkçede yayımlanan Oscar Nasıl Wilde Oldu? adlı kitabı, yalnızca yazarların hayat hikâyelerini
Frost şair olarak elde ettiği başarı konusunda alçakgönüllüydü. "Tek yapmak istediğim insanın belleğinden silmesi zor olan birkaç şiir yazabilmekti" demişti. Bunu kesinlikle başardı. Söylediği en dikkate değer sözlerden biri şuydu: "Bir adamı kitaplarımdan birini gizlice okurken yakaladığım her sefer adam gülümseyerek bana bakar ve 'Karım sizin büyük hayranınızdır' der." Çağdaş şiirin en büyük sorunu da işte budur.
Frost'un sağlığı hızla kötüleşiyordu. Mesane kanseri yüzünden başarılı bir ameliyat geçirdikten sonra ortaya çıkan akciğer ambolisi olmasaydı seksen sekiz yaşında olmasına karşın daha yaşayabilirdi. Ölümün eşiğinde olduğunu bilmiyorsa da ölmeden hemen önce nasıl olduğu sorulduğunda bir açıklama yaptı ve "Gazetecilere söyleyin, kendimi ehven-i şerden daha iyi hissediyorum" dedi. İki hafta sonra öldü. Kennedy Kruşçev konusunda çıkan patırtıya karşın soylu bir tavır göstererek Frost için dokunaklı bir şey yaptı: Kamuya açık düzenlenen bir toplantıda tüm öğleden sonrayı Frost şiirleri üstüne konuşarak geçirdi ve ülke adına yasını tuttu.