Bir Edebiyat Olayı

Günlükler

Sylvia Plath
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·540 syf.·
2018 112. kitabı
Nereden başlanır ki buna? Kitap bitti. Bomboş duvara baktım. İzledim... Müzik falan da yok bu sefer. Sessizlik istiyorum sadece. Gözyaşlarım ve sessizlik. Bu evde mümkün değil tabiki bu. Yazmak için geceyarısını bekleyeceğim dedim. Ama işkenceydi bu kendime. Ruhum bedenimden ayrılıyordu sanki. Nefes alamadım. Gerçekten alamadım. Tuvalete koştum. Elimi yüzümü yıkayıp bıraktım kendimi. Hıçkıra hıçkıra ağladım. Ağladığımı kimse görsün istemem ben. Birkaç kişi görmüştür. Hatta hiç ağlayıp ağlamadığımı soran arkadaşlarım olmuştu. Al işte. Annem girdi odaya. Gece yarısını bekleyemeden yazmanın cezası. Kapıyı neden kapatmışım. Kafamı ona çevirmeden cevap verdim: "Ses geliyor" dedim. Bakarsam ağladığımı görür, binbir türlü soru sıralardı. Neyseki açıköğretim okuyan biriyim. "Ders mi çalışıyorsun?"dedi. " Evet. " dedim. Ve kapıyı kapatıp gitti. Rahatım artık, geceyi beklemeden yazabilirim. Hep böyle oluyor işte. Onları düşünmekten, görmesinler diye bir şeyleri gizliyorum. Görüp de üzülmesinler diye. Sorarlarsa gizleyemem söylerim çünkü. Söylersem, anlatırsam üzülürler diye. Seviyorum ailemi, onlar beni ne kadar üzseler de seviyorum. Sylvia nefret etmiş annesinden. Babasını uzaklaştırdı diye. Bu yüzden bir sürü flört edinmiş babayı bulmak için. Ayrıca annesi bakire olarak evlenmen gerek diye baskı yaptıkça, o daha çok erkekle birlikte olmuş evlenene kadar, annesine nefreti yüzünden. Kuklayım bende. İplerim babamın elinde. Ne yana çekerse oraya doğru hareket halindeyim. Annemde sanardım ipler küçükken, babam her şeye izin verir annem vermezdi. Oysa annem için her şey netti. Ya var ya yok. Babam için öyle değil. " Bizden ayrı yaşaman doğru değil. Ailesiz bir hayatta yaşanmaz. Ailenden uzaklaşırsan mutlu olamazsın. Zaten gittiğin yerde sana destek olacağımızı sanma. Rizedeki
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,676 okunma
Puan vermedi·540 syf.··
Beğendi
·
2021 73. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2021 14:47
"Benim hayatımın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve korkuyorum. Asla istediğim bütün kitapları okuyamayacağım; olmak istediğim bütün insanlar olamayacağım ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşayamayacağım." Hayatı boyunca binlerce kez bunları düşünen ve "Bu kadar fazla düşünmeseydim çok daha mutlu olurdum," diyen güzeller güzeli Sylvia... Çocuk yaşta babasını kaybeden, annesiyle arasına duvarlar ören, anlaşılmayı beklerken anlamayı reddeden, çok zeki bir kadın Sylvia... Herkesin imrendiği okullarda burslu olarak okuyan, beyaz atlı prensini bulana kadar fırtınalı bir hayat yaşayan, hep baba sevgisinin yokluğunu hisseden, "Yazmazsam, yazamazsam Sylvia olamam" diye kendini büyük bir kısırdöngünün içine hapseden bir kadın Sylvia... Deliler gibi aşık olarak evlendiği eşi Ted Hughes'un büyük kısmını sansürleyerek ilk kez yayımlattığı Günlükler, Slyvia Plath'ı anlatmış bir nebze de olsa bizlere. Bazen yazdıklarıyla, bazen yazamadıklarıyla, bazen de sustuklarıyla... Otuz yıllık yaşamına unutulmaz eserler sığdıran müthiş bir kalem, muazzam zekâsıyla kendine hayran bıraktıran çok özel bir kadın Sylvia... Çok dokunaklı, hüzünlü bir okumaydı, yer yer boğazınıza oturan yumruyla başbaşa kalınan bir okuma... Önyargıyla değil empati yapılarak okunmayı hakeden bir eserdi kesinlikle. Herkesin tek bir hayatı var yaşaması gereken acısıyla, tatlısıyla, hüznü, mutluluğuyla... Ne şekilde yaşamak ise kişinin tasarrufunda olan bir süreç. Yargılamak, eleştirmek kimsenin haddi değil. Bu dünyadan bir Sylvia Plath geçmiş, kâh ağlamış, kâh gülmüş ve bir yerde artık ne düşünmek istemiş, ne ağlamak, ne gülmek, sadece susmak istemiş, susmak ve susmak...... Sevgiyle Sylvia...
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,676 okunma
Sylvia Plath ve Onun Arka Bahçeleri
Puan vermedi·540 syf.··
2025 31. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 22:06
Birinin günlüklerini okumak garip bir hisle yürütüyor sizi. Sanki tüm gizli odalarına giriş yapıyorsunuz ve sadece size açıklıyor kimseye anlatamadığı sırlarını.. Bir anda yazarla dostluk kuruyorsunuz, siz artık bir okuyucu değil bir dert ortağı,bir dost , bir buluşma yerisiniz . Herşeyden önemlisi okuyucu yerine yazarın sığınağı oluyorsunuz. . Biraz da sen anlat diye başlıyorsunuz kitaba iyi bir okuyucu iyi bir dinleyicidir aynı zamanda , yargılamıyorsunuz. Ben de böyle hissetmiş ben de böyle düşünmüştüm diyerek bölüşüyorsunuz sizde uyandırdıklarını. Elimizde iyi bir dostlukla sonlandırıyoruz hayatı..
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,676 okunma
10/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 21:26
Bu kitap aslında klasik bir “günlük”ten biraz daha ağır. Çünkü Sylvia Plath sadece gününü anlatmıyor; kendini didik didik ediyor. Yani okurken olaylardan çok bir zihnin içine giriyorsun. Ve o zihin… oldukça yoğun, bazen yorucu, bazen de rahatsız edici derecede dürüst. İlk bakışta, bir genç kadının hayatını, aşklarını, okulunu ve yazarlık hayallerini anlattığını sanabilirsiniz. Ama kitap, yüzeydeki olaylardan çok, zihnin derinliklerine iniyor. Plath burada kendisiyle tamamen yüzleşiyor. Ve o yüzleşme öyle bir yüzleşme ki, bazen okuyanı rahatsız ediyor, bazen hayran bırakıyor. Kitap, Plath’ın gençlik yıllarından başlayarak hayatının farklı dönemlerini kapsıyor. Üniversite yılları, yazarlık hevesi, aşkları, kırılmaları, kendine duyduğu güvensizlik… Hepsi var. Ama bunlar “şu oldu, sonra bu oldu” şeklinde değil. Daha çok “ben neden böyle hissediyorum” üzerinden ilerliyor. Bu yüzden klasik bir hikâye akışı beklemek pek mantıklı değil. Plath’ın en belirgin tarafı şu: Kendisiyle asla nazik değil. Sürekli kendini eleştiriyor. Yetersiz buluyor. Bazen yazdıklarını beğenmiyor, bazen dış görünüşünü, bazen de kişiliğini. Hatta bazı yerlerde, kendine karşı acımasız denecek kadar sert. Bu durum bir noktadan sonra insanı ikiye bölüyor; bir yandan “bu kadar da yüklenilmez kendine” diyorsun, diğer yandan o dürüstlüğe saygı duyuyorsun. Aşk konusuna geldiğinde de durum çok farklı değil. Seviyor ama rahat sevmiyor. Hep bir kaybetme korkusu, yetememe hissi, karşı tarafın gözünde küçülme endişesi var. Özellikle ilişkilerinde kendini sürekli tartan, ölçen, yeterli olup olmadığını sorgulayan bir tarafı var. Bu da okurken biraz iç sıkıyor açıkçası. Yazarlık meselesi ise kitabın omurgası gibi. Plath için yazmak sadece bir uğraş değil, var olma biçimi. Ama işin ironik tarafı, en çok da burada
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,676 okunma
Puan vermedi·540 syf.·
2022 98. kitabı
Günlükler onun merakını, içe dönüklüğünü ve tüm kişiliğini anlatıyor. Onu okumak, her nefesinde nefes almak ve nefes vermektir. Bu günlükte yer alan hayatın bir gözlemcisi olarak parçalandım. Okurken bir dizi duygu yaşadım; öfke, üzüntü, teselli, güç, yalnızlık. Nefes nefese kalan düşünceleri ve bencilliği karşısında oldukça uzlaşmaz. Farkındalık aynaları o kadar vurgulu ki, onlarda kendini kaybediyor. Günlüklerini okurken, kara kara düşünen ve huzursuz bir dünyaya teslim edildim; bu onun algılama, büyüme, yaşama ve yazma kapasitesini içeriyordu.
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,676 okunma
SİMSİYAH HİSSEDİYORUM, DERİNLİĞİMDEN BALÇIKLAR AKIYOR!
10/10
·540 syf.··
2020 96. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2020 00:00
“Kendi sınırların seni çarmıha geriyor. Körü körüne yaptığın seçimler değiştirilemiyor; bu saatten sonra geri alınamıyor. Fırsatın vardı; kullanmadın. İlk günahın çamuruna batmış, kendi sınırlarında debelenip duruyorsun. Çıkıp bir yürüyüş yapmaya bile karar veremiyorsun: Bu bir kaçış mı yoksa bütün gün odana kapanıp kalmak yerine ferahlatıcı bir deva mı emin olamıyorsun. Hayattan aldığın bütün zevkleri yitirdin. Önünde çıkmaz sokaklar bir bir dizilmiş. Hem kasten hem çaresizce yaratıcı hayata tutunduğun ipleri kesiyorsun. Gitgide cansız bir makineye dönüşüyorsun. Sevmeye nereden başlayacağını biliyor olsan da sevemiyorsun. Her düşünce bir şeytan, bir cehennem - her şeyi yeniden yapma şansın olsaydı şayet, ah, ne kadar da farklı yapardın bu kez! Eve gitmek, ana rahmine geri dönmek istiyorsun. Dünyanın, acımasızca bütün kapıları bir bir yüzüne kapatışını tek bir şey hissetmeksizin izliyorsun. Bir zamanlar çok iyi bildiğin o sırrı unutmuş gibisin, neşeli, güler yüzlü olmanın, o kapıları açmanın sırrını.” Bu bir roman değil, bu bir öykü değil, bu bir komplo veya arkaplan yazısı, senaryo veya oyun değil, sadece kırılgan düşünce koleksiyonu. Bu bir intihar öncesi iç döküş olmalı. Günlük okumak kolay bir iş değil. “Günlükler”de bazen mutlu bir Sylvia, bazen karanlık bir Sylvia görüyoruz. #83495929 Bu ikilemin kendisi de farkında olarak bunu açıkça kabullenmiş. Hastalığını kabul ediyor bir kez en başta. Kim midir Plath? Trajik yaşamı ve intiharıyla tanınan, hayatı boyunca ilerici derece manik depresif bozuklukla boğuşan, “sırça fanus”ların, gizlerin efendisi. (Yarı otobiyografik bir roman olan ve depresyonu üzerine ayrıntılı bilgiler veren Sırça Fanus kitabının yazarı olarak bilinir.) Bilmem kaçıncı kez yine kendimi Sylvia’da buldum, (en çok
Edebiyat
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,676 okunma
8/10
·540 syf.··
2025 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 20:53
Açıkçası günlük olduğu için kolay ve hızlı bir şekilde okuyacağımı düşünmüştüm ama asla öyle değil bence. Aksine kasvetli ve boğucu ama aynı zamanda okurken kendinizden bir parça bulacağınız, zaman zaman sizi boş duvara baktıracak ve düşüncelere daldıracak da bir kitap. Sylvia Plath "Günlükler"i 18 yaşında yazmaya başlıyor. Fakat bu basit bir günlük değil. Karmaşık, Sylvia'nın düşünceleriyle, yaşadığı zorluklarla, aşklarıyla dolu bir günlük. Yani okurken Sylvia Plath'ın kafasının içinde geziyor gibi hissediyorsunuz. Sylvia babasını erken yaşta kaybeden, annesi ile de iletişim kopuklukları yaşayarak büyüyen bir kadın. Kendisininde kitapta belirttiği gibi bencil bir kişiliğe sahip. Fakat eşi Ted Hughes onun için bir istisna. Çünkü Ted'e olan aşkı ve zaafı onu değiştiriyor. Döneminin iyi okullarında okuyan ve birçok kişiye göre şanslı sayılabilecek imkanlara sahip. Yine de içinde dolduramadığı ya da olduramadığı hep eksik kalan birşeyler var. Kitapta zaman zaman özgüvenli olduğundan bahsetse de kendine inancı olmayan biri. Çünkü her ne kadar kendisinden iyi olanları kıskansa da "Ben onlardan daha iyiyim." diyebilen birisi değil. Çok satan bir yazar olma hayali var ama intihar ettiği için bunu göremiyor. Zaten hayatının büyük bir bölümünü psikoz ve manik-depresif bozukluk ile geçiriyor. "Diğer her şey gibi ölmek de bir sanattır. Ben bunu son derece iyi yapıyorum. " Bugün bile birçok kişinin aykırı olarak nitelendirdiği bir kadın. Fakat bence Sylvia Plath özgün ve feminist karakteri ile kadınlar için ikon sayılabilecek birisi. İyi okumalaar.
1000Kitap
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,676 okunma
Puan vermedi·540 syf.·
2025 19. kitabı
Günlükler Plath’ın 17 yaşından itibaren tuttuğu notları içeriyor Olağanüstü bir dürüstlük ve çıplaklık taşıyor. Plath’ın dili hem şiirsel hem de keskin duygularını saklamadan, filtresiz bir şekilde aktarıyor. Okur, onun zihnine değil, ruhunun en karanlık köşelerine konuk oluyor. Şahsen bende yoğunluk o yönde oldu ışık karanlığı geçemedi okurken zihnimde. Kim olduğunu bulmak için yazıyor. Ancak bu arayış, onu daha da derin bir yalnızlığa sürüklüyor.bir kadının “ben” olma çabasının ne kadar sancılı olabileceğini gösteriyor. Günlükler kitabısadece bir yazarın değil, bir insanın hayatta kalma mücadelesinin belgesidir. Plath’ın yazma arzusu, yaşama arzusu kadar güçlüydü ama ne yazık ki onu hayatta tutmaya yetmedi. “Sen kendi sesini susturmak zorunda kaldın mı hiç?”cümlesi o kadar içten dokundu ki bana kitabı bitirdikten sonra hayatını araştırdım ve intiharı benı çok üzdü ama şaşırtmadı çünkü yazarken her mısrasında ölümü fısıldıyor ve arzuluyordu. Yine de çok çarpıcı bir bakış açısına sahip Belki de bu yüzden yalnız kaldı kalmak mecburiyetinde aslında Plath’ın yalnızlığı, sadece fiziksel değil duygusal ve entelektüel bir yalnızlık. Anlaşılmak istiyor ama bu arzusu onu daha da kırılgan hale getiriyor. Bu yüzden okurken yaşadığı süreç bende de aynı etkiyi bıraktı. İçsel çatışmaları,benlik arayışları ve kimlik krizleri varoluş sancıları yaşayanların daha çok anlayacağı tarzdan bır kitap ve filtresiz bakış açısıyla ele alınmıs tüm arayış süreci. Bu yönde bakıldığında okunabilir kitap
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,676 okunma
Puan vermedi·540 syf.··
2026 21. kitabı
Çok sindire sindire okumak istedim bu kitabı ve öyle de yaptım. Bazı sayfaların o kadar çok altını çizdim ki kitap bitene kadar kalemimin mürekkebi de bitmişti. Tamamen aynı düşündüğüm ve depresif hissetiğim bir döneme denk geldi aslında ama sanırım bu kitabı daha iyi özümsememi sağladı ve abartmak için değil ama Slyvia'yı gerçekten anladığım yaşlarımdayım.
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,676 okunma
10/10
·540 syf.··
2023 3. kitabı
·
246 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2023 15:10
Ah! Sylvia Benim kalbi kırık hüzünlü çiceğim Kitabı öyle çok övüp başyapıt herkes okumalı demeyeceğim.Kalbi kırık bir kızı anlamak isteyenlerin okuması kâfi. Kitap günlük olarak yazılmış o yüzden çok yalın, duru.Yazı olarak bir beğenilme ve kabul gayesi yok.Ama içerik ve hissettirdiği için aynı sözleri söyleyemem. Sylvia mutsuz bir kız, savaşı hep kendiyle olan biri: bundan olsa gerek intiharı ile bitiyor savaşı. Benim için ise Plath'ın yazdıkları hayata bakış ve genel hayat konumu; kitabı okurken bir şey okuyor gibi değil de kafamın içinde dolaşan anlamsız kelimelerin cümleye yazıya dökülüp anlam kazanmış hali. Hayata karşı korkaklığı,tereddütlerinde onu çok iyi anladım.Bu kadar anlayıp onu içselleştirmek istemezdim, onun kadar mutsuz ve cesaretsiz olmak istemem. Plath bu tereddüdleri ile kendi potansiyelini harcayan biri keşke daha cesur olsaydı,olabilseydi... Kitaptan alıntılar ile sizi kitabı okumuş kadar içerik hakkında detay verdiğimin farkındayım.Birde paylaşmayıp kendime sakladığım sayfalarım var (: Bu kadar paylaşmamın asıl nedeni ise anlaşılmadığını, sevilmediğini düşünen birine bir nebze olsun iyilikte bulunmak istemem.İşin özünde kendimi bundan sorumlu hissetsem.Sana tüm benliğim ile sarılıyorum Sylvia Kitaptan çok kitap ile aramdaki bağı anlattığım bir yazı oldu sanırım (: Keyifli okumalar
Sylvia Plath
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,676 okunma

Yazar Hakkında

Sylvia PlathYazar · 16 kitap
Sylvia Plath, Amerikalı şair ve yazardır. Trajik yaşamı ve intiharıyla tanınan Plath, aynı zamanda yarı otobiyografik bir roman olan ve depresyonu üzerine ayrıntılı bilgiler veren Sırça Fanus kitabının yazarı olarak bilinir. Anne Sexton ile birlikte, Plath gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden biridir. Hayatı; 1932 yılında Alman bir baba ve ABD'li bir anneden, Massachusetts'te doğdu. Profesör olan babası 1940 yılında öldü. Plath ilk şiirini 8 yaşında yayımladı. Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu. 1950 yılında bursla girdiği Smith College'deki ikinci yılında ilk intihar girişimini gerçekleştirdi ve bir akıl hastanesine yatırıldı. 1955'te Smith College'den summa cum laude derece ile mezun oldu. Kazandığı Fulbright bursuyla Cambridge Üniversitesi'ne giderek çalışmalarını burada sürdürdü ve şiirlerini üniversitenin öğrenci gazetesi olan Varsity'de yayımladı. Plath burada 1956 yılında evleneceği İngiliz şair Ted Hughes'la tanıştı. Evliliklerinin ardından Boston'da yaşamaya başladılar. Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler. Plath ve Hughes, Londra'da kısa süre yaşadıktan sonra North Tawton'a yerleştiler. Çiftin Sylvia'nın kıskançlık krizleriyle başlayan sorunları bu dönemde başladı ve ilk çocuklarının doğumundan kısa süre sonra Sylvia Plath Londra'ya geri dönerek boşanma işlemlerini başlattı. Kiraladığı evin eskiden İngiliz şair William Butler Yeats'e ait olduğunu öğrenen Plath bunu iyi bir işaret olarak değerlendirdi. 1962-1963 kışı Plath için çok zor geçti. 11 Şubat 1963'te, ikinci kattaki odalarında uyumakta olan çocuklarının yanına süt ve kurabiye bıraktıktan sonra, odalarının kapısını da içeri gaz girmeyeceğinden emin olmak üzere bantlayarak kapattı ve kafasını fırının içine sokarak intihar etti. İntiharıyla ilgili olarak kocası Ted Hughes eleştirilere maruz kaldı. Hughes yıllarca bu konuda konuşmadı. Daha sonra anılarını yayımladı. 1963 yılında daha 30 yaşındayken intihar eden Plath'ın hayatı, Oscarlı oyuncu Gwyneth Paltrow'un ünlü şairi canlandırdığı "Sylvia" filmine de aktarıldı. Plath'ın Türkçe'ye çevrilen eserleri arasında bulunan "Sırça Fanus" adlı romanı, birçok kişi tarafından ilk Amerikan feminist romanı olarak değerlendirilir.