“Şimdi onun bu otuz bin doları, bu dünya kadar para, onun henüz fındık fıstık ya da dönme dolap isteyen bir çocukken sahip olduğu on sentle elde edebileceği şeyi satın alamaz artık ona.”
“Haftada üç, bilemedin dört dolarla kendi yemeğini gaz ocağının üstünde pişirip de para biriktirmeye çalışan, bütün gün işte çalıştıktan sonra geceleri okula giden, hiç oyun oynamayan, eğlenmeyen, eğlenmek nedir bilmeyen bir çocuk...”