Zihinde kodlanmış, tüm masayı yer bırakmaksızın dolduran, tamamını tüketmenin mümkün olmadığı, görsel olarak zengin, fakat içeriği fakir kahvaltılar, berrak bir çay fotoğrafı, harikulade görünen bir simit görseli, aslında midenize değil zihninize hükmeden doyum araçlarıdır. Hipnotize olmuş beyinler, bu kodları çağrıştıran her uyaran sonrası açlık hissedecektir. Hakim olan sistem; tüketim, açlık korkusu ve 'doyumsuzluk' algısı yaratma üzerine kurulmuştur. Yiyemeyeceğiniz kadar besin, kullanamayacağınız birçok özelliği olan cep telefonu, giyemeyeceğiniz kadar giysi, oturamayacağınız sayıda ev 'sahibi' olmanızı sağlayacak düzeyde algı oluşturması, modern kölelik düzeneğinin önemli parçalarıdır.
Bağımlılık, 'bağ kuramayan' insanların yok olmaya karşı direnme çabalarıdır. Zihinsel bir kafeste özgürlüğünü kaybetmişlerin, telefonundan gelecek bir sinyale, yemeye, içmeye, dizilere, sığ ilişkilere olan muhtaçlığı, aslında çağımızın en büyük hastalığıdır.
Dopamin salgılatan her deneyim, evrimsel anlamda varlığımızı sürdürmenin ve yaşama sevincinin göstergesidir. Bir sonraki öğün için avlanmanız gerekseydi, emin olun ki dopamini telefonunuza yüklediğiniz oyundan aldığınız puanlarla ya da sosyal medyada paylaşımınıza gelen beğenilerle sağlamazdınız.