Saçmaladığı zaman bile çok önemli bir sey söylüyormuş gibi hissettigi görülür. Başkalarının söylediklerini genellikle dinlemez, hatta ilgilenmez.
Narsistik kişiyi her türlü eleştiriye duyarlılığıyla da tanıyabiliriz. Bu duyarlılık, eleştirinin doğruluğunu inkâr ederek ya da öfke ya da ruhsal çöküntüyle tepki göstererek de ifade edilebilir.
Așır narsisist pek çok kişi durmaksızn; bir yemekte bile yemeği unutacak ya da başkaların bekletecek kadar sürekli konuşur. Arkadaşlık ya da yemek kendi "ego"ları
kadar önemli değildir.
Biyofilinin gelişmesi için zorunlu
olan özgül koşullar arasında șunları belirteceğim: bebeklik döneminde başkalarıyla sıcak, sevgi dolu temas; özgürlük, tehditlerin yokluğu; iç uyum ve güç sağlayan ilkelerin öğetilmesi -öğüt vermekten çok örnekle-;yașama sanatında rehberlik; başkalarına yönelik uyarıcı etki ve tepki; gerçeken en ilgi çekici bir hayat tarzı. Bu koșulların tam tersi nekrofilinin gelişmesine yol açar: ölüm seven insanlar arasında büyümek; uyaran yoksunluğu; korku, hayatı rutinleştiren ve sıradanlaştıran koşullar; insanlar arasında doğrudan ve insan ilişkileriyle belirlenen düzenin yerine mekanik düzen.
Öteki (ya da başka bir canlı) üzerinde tam bir hâkimiyet kurmanın verdiği haz sadistik dürtünün özünü oluşturur. Farklı biçimde ifade etmek gerekirse, sadizmin hedefi bir insanı bir nesneye, canlı olanı cansız bir seye dönüştürmektir.