Bu gece yıldızlar vardı. Yıldızlar çok güzeldi. Bombaların olmadığı bir gökyüzünde bir gece uzun uzun yıldızları izlemek nasip olur muydu?
"Özür dilerim." Diye fısıldadı. "Özür dilerim... özgür bir gökyüzünde parladığınızı göremeden gidiyorum."
İnsanın yalnızlığı kendisidir, ulaşabileceği en büyük kalabalık da kendi yalnızlığıdır fakat bunu düşüncelerinin arasında kendi sesini bile duyamadığında anlar.
"Aşka düşmek, tıpkı toprağa düşmek gibiymiş. Toprağa bir tohum düşer ve o tohum, filizlenmesine yardım edecek o kıymetli yardımı alana dek toprağın altında bekler. Aşka düşmüş bir insanın çaresiz bekleyişi gibi. Sonra belki bir damla su ve biraz gün ışığıyla tohum filizlenir, büyür ve koca bir ağaç olarak gözlerini açar... ve tohumun, toprağın altındaki hapsi aslında onun özgürlüğü olur."
"Sessizliği seviyorum. Ama sessizliğin öne çıkardığı gürültüleri daha çok seviyorum. Ateşin çıtırtıları gibi... bunlar güzel gürültüler, gürültülerin içinde duyulamayacak gürültüler."