Hemen anlaşılan şeylerde aslında anlaşılması gereken bir şey yoktur.
..................................................................................................................
Hayatı daraltarak ama derinleştirerek yaşamak.
Eğer fizik öğrencilerinin anlamadığını görürseniz,bunun sebebi benim anlamamamdir.
...............................
Dünyayı oluşturan hareketli şeylerin bu caprasik düzenini kafamizda tanrılarin oynadığı ve bizim de gözlemcisi olduğumuz büyük bir satranç oyunu gibi canlandırabiliriz.
...........................................
Bilim hiçbir şey öğretmez ; öğreten tecrübedir.
............................................
Şiir duyguları dizginden salı vermek değil, duygulardan bir kaçıştır;kişiliğin dışavurumu değil, kişilikten bir kaçıştır.
Karadenizli bir kız vardı sınıfta. Andersenin kibritci kızı .yoksullar arasında en yoksulu.Ama inanılmaz derecede onurluydu.Kimseye göstermek istemezdi yoksulluğunu .Hüzünlü ,acılı yüzüne her bakışımda yüreğimin ortasına incecik bir bıçak saplanırdį.
Yaşamak hatırlamaktır kitabında en samimi bulduğum cümleler .
Cins denen kişiler çok azaldı. Şimdilerde hemen bütün insanların aynı birkaç yüz sözcükle konuştuğu,tekdüze bir kişiliğe büründüğü izlenimi uyanıyor bende onların ,kendi özgün kişiliğini yitirdiğini düşünüyorum. Bu ne demektir? İnsan kendini ifade etmekte özgür değil demektir. İçinde bulunduğu şu yada bu türlü baskılar karşısında sesi kısılmış demektir. Kendisine aykırı gelen durumlara eyvallah ediyor demektir....
Hayata gelmiş olmanın anlamı kalmıyor demektir. ...
Nereden mi biliyorum?
Bakışlarindan. ..
Ama Osmanlı fethettiği ülkelerde yaşayan Hristiyan toplulukların inanç özgürlüklerine gösterdiği hoşgörüyü,onların uygarlığıni simgeleyen dinsel yapılara göstermedi.