şeyh ebûbekr-i nişabûrî hazretleri…
dergâhtan çıkmış, müridleriyle gidiyordu.
şeyh eşeğin üzerinde, müridleri de arkasında…
bu şekilde giderlerken birdenbire eşek yelleniverdi.
şeyh bu yellenmeden vecde geldi, nara attı, elbisesini yırttı.
hem müridleri hem de bu durumu gören başkaları, şeyhin bu hâlini beğenmediler.
içlerinden biri şöyle sordu:
"ey şeyh! burada hangi mânevî hazzı hissettin?"
şeyh şöyle buyurdu:
baktığım zaman, arkadaşlarım âdeta yolu kaplamıştı.
önümde ve arkamda dervişler vardı.
kendi kendime şöyle dedim:
‘hakikaten bayezid’den aşağı değilim.
bugün nasıl müridlerimle candan geçip depdebeyle yola düşmüşsem;
şüphesiz yarın kıyâmet günü naz ve izzetle mahşer ovasında başım dik yürürüm.’
ben tam bu düşüncede iken, birden eşek yelleniverdi.
yani, bu çeşit düşüncelere dalanlara eşek şöyle cevab verir:
'daha ne kadar boş ve saçma düşüncelere kapılacaksın?'
bu sebepten canıma bir ateştir düştü.
bana bir hâl geldi ve vecde kapıldım.”
***
sen kibir ve gurura kapıldıkça, hakikatten iyice uzaklaşırsın.
kibri yık, gururu yak.