Garson kız bardağı masaya bırakırken gözlerime baktı."Bir şeye ihtiyacın var mı?"dedi.
Evet,vardı.Ama hangisini söylesem bilemedim.Biraz iç huzuru olabilirdi mesela,ya da bir parça umut.Bir amaç,bir anlam.Belki de biri çıkıp "sen de haklısın lan"dese,yeterdi.Kafamın içindeki sesleri susturup deliksiz bir uyku çekmeye ihtiyacım vardı,durmaksızın benimle kavga eden kendimi durduracak bir hakeme ihtiyacım vardı...Lakin uykum bile yoktu.
Sonra ne mi oldu?Kucağımda kitaplarla kalakaldım,başka ne olacaktı?Aradığım sihirli cümleyi bulamadım.Fakat biraz daha iyi cümleler kurmayı öğrendim.Tabi kimselere söylenmeyen,odada yalnız bırakılmış bir çocuk gibiydi o cümleler.Çocuklar gibi cümleler de ilgi bekler,başka türlü büyüyemezler.