Şuheda

Şuheda
@Sulumer
O kama ki 3 şeyin birleşmesiyle imal edilmişti: Altın, İçki, Kadın. İşte bu zehirli bıçağın saplanılması düşünülen yer, Türk'ü yerle bir edecek nokta burası, yani İslam ruhundan uzaklaştırılması idi.
Sayfa 271·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
O anda Türklerin Kızıl Elmasını idrak etti. Bu millet, bu dalın tepesinde sallanan olgun erik gibi hoş ve mevcudiyetine iman ettikleri bir şeyin peşindeydiler. Kızıl Elma; olgunlaşmış, yemesi gereken, ısırınca lezzetli sular fışkıracak bir maksattı. Ve bu büyük millet, ölümlü dünyanın bu ölümsüz meyvesi peşinde gülerek isteyerek ölüyordu.
Sayfa 225·Kitabı okudu
Türkleri ne Fransa, ne Papalık İtalya'sı, ne Avusturya, ne Macaristan tanıyordu. Zaten tanımış olsalardı kahramanlığa adeta tapan 16.yy insanlarının Türkleri sevmemelerine imkan yoktu.
Dinle bu ney nasıl şikayet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor. Diyor ki: Beni kamıştan kestiklerinden beri feryadımla kadın da ağlayıp inlemiştir, erkek de. Ayrılıktan parça parça olmuş bir gönül isterim ki aşk ve özlem derdini anlatayım ona. Aslından uzak kalan kişi buluşma zamanını arar durur. Ben her toplulukta ağladım, inledim. İyi hallilerle de eş oldum, kötü hallilerle de. Herkes kendi zannınca dost oldu bana. İçimdeki sırlarımı ise kimse aramadı. Benim sırrım, feryadımden uzak değil, fakat gözde, kulakta o ışık yok. Beden candan, can bedenden gizli değil; fakat kimseye Cânı görmeye izin yok. Ateştir neyin bu sesi, yel değil. Kimde bu ateş yok ise, yok olsun o kişi. Aşk ateşidir ki neye düştü, aşk coşkunluğudur ki şaraba düştü. Ney, bir dosttan ayrılana eştir, dosttur, perdeleri perdemizi yırttı gitti. Ney kanlarla dolu bir yolun sözünü etmede. Mecnun'un aşk hikayalerini anlatmada. Ney gibi bir zehri, ney gibi bir panzehiri kim gördü? Ney gibi bir solukdaşı, bir hasret çekeni kim gördü?