Matematiğe olan bu yöneliş, Descartes için de ilgi çekiciydi ve o da Rönesans'ın otoriteye değil, bireyin kendi aklına güvenmesi gerektiğini dile getiren düşüncesinden hareketle hakikate ulaştıracak yöntemi matematik olarak belirledi. Ancak yine de ciddi bir sorun vardı: Çünkü Descartes, yaptığı incelemeler sonucunda doğaya ilişkin bilgilerde umulanın ve beklenenin çok ötesinde yanlışın olduğunu belirlemişti. Bu, matematik için de geçerliydi. Bu durumda mevcut düşünsel mirası kullanmak anlamlı görünmüyordu. Başka bir deyişle nasıl edinildiği belirsiz olan ve doğru olup olmadığı gösterilemeyen bunca kuşkulu bilgi üzerine yeni bir bilgi binası inşa edilemezdi. Aksine mevcut konutun yeniden inşası gerekliydi.