René Descartes

René Descartes

Yazar
8.0/10
497 Kişi
·
2.053
Okunma
·
433
Beğeni
·
10,9bin
Gösterim
Adı:
René Descartes
Tam adı:
Renatus Descartes, Renatus Cartesius
Unvan:
Fransız Matematikçi, Bilimadamı, Filozof, Yazar
Doğum:
La Haye En Touraine, İndre-et-Loire, Fransa, 31 Mart 1596
Ölüm:
Stokholm, İsveç, 11 Şubat 1650
René Descartes (d. 31 Mart 1596 - ö. 11 Şubat 1650) Fransız matematikçi, bilimadamı ve filozof. Batı düşüncesinin son yüzyıllardaki en önemli düşünürlerinden biridir. Skolastik düşünceden sıyrılışın, bir başka deyişle Modern Felsefe'nin Descartes ile başladığı kabul edilir.

Descartes, 1628'den itibaren, 15 yıl süren geziler, savaşlar ve serüvenlerden sonra yerleştiği Hollanda'da, batı düşüncesini altüst eden bir felsefe sistemi kurdu.

Öğrendiğinin, gördüğünün, duyduğunun, inandığının hepsini birden büsbütün silerek, her şeyden kuşkulanmaya başladı. Yalnız tek bir şeyden emindi: düşüncenin varlığı. Buradan hareketle, evrenin açıklamasını yaptı.

Metot üzerine konuşmada hep karmaşıktan basite inerek, gerçeği kuşatmaya yarayacak kuralları bir bir saydı. Felsefeyi, bütün inceleme kitaplarının Latince yazıldığı bir çağda, Fransızca yazarak ve «sağduyu dünyada en iyi bölüştürülmüş şeydir» diyerek, herkesin, uzman olmayanların bile anlayabileceği bir duruma indirgedi. Descartes her tür araştırmanın pratik niteliği üzerinde ısrarla durur. Ona göre en önemli bilimlerden mekanik, insanlara yardım edecek makineleri yapma sanatı; tıp, vücudu ve ruhu tedavi etme sanatı; ahlâk, mutlu yaşama sanatıdır.

Descartes, zamanının bilginleriyle, hükümdarlarıyla ve soylularıyla ilişkiler kurmuştur. Ona hayran olan İsveç kraliçesi Cristina, Descartes'ı sarayına davet etti. Descartes, elli dört yaşında Stockholm'de öldü.
Tüm felsefe bir ağaç gibidir : Kök , gövde ve dallar . Kökleri fizikötesi , gövdesi fizik ve dalları da diğer bilimlerdir .
René Descartes
Sayfa 41 - Say Yayınları
...akıllı olmak için iyi bir beyne sahip olmak yetmez, önemli olan onu iyi kullanmaktır. En büyük ruhlar en büyük erdemlere olduğu kadar en büyük kötülüklere de yatkındırlar; ancak çok yavaş yürüyenler her zaman doğru yolu izliyorlarsa koşanlardan ve doğru yoldan uzaklaşanlardan daha çok ilerleyebilirler.
René Descartes
Sayfa 7 - OLYMPİA yayınları
“Aldatabilmek becerisi insanlar arasında bir zeka inceliği ve belirtisi olsa da, aldatmak istemek, her zaman bir kötülük, düzen, korku ya da düşkünlükten doğar..”
168 syf.
10 Temmuz 1644'de tamamlanan felsefenin ilkeleri adlı çalışmanın elimizde 2 metni bulunmaktadır . İlki 1644'de yayımlanan Latince metin , ikincisi Papaz Picot'un Latince'den çevirdiği ve Descartes'ın ekleriyle oluşan Fransızca metin .

Başlangıçta Descartes , kitabı 6 bölümde yazılması gerektiğini düşünmüştü . Fakat kitap 2 bölümden oluşturulmuş , son iki bölüm tamamlanamamıştır . Bunun nedeni ; Descartes'ın deneyimsizliğidir .

Kitabın ilk iki bölümünde mekan ve madde sorunlarını ele alan yazar , ikinci bölümün temelinde devinimi esas almıştır . Devinimin doğasını ve içeriğini açıklamış , yasalarından bahsetmiştir . Devinim : Bir cismin bir yerden başka bir yere geçmesini , yer değiştirmesini sağlayan etkidir .

Üçüncü bölümde gerçekte gökyüzünde görüneni ele alıyor . Bu konuda gökbilimcilerin gözlemlerini inceliyor , gezegenlerin devinimlerini tamamlamak için buna onların varsayımlarını ekliyor . Sonra kendi özel varsayımlarını yani , dünyanın , güneşin , yıldızların , kuyruklu yıldızların ve gezegenlerin oluşumunu açıklıyor .

Felsefe hakkında '' Felsefe bir ağaç gibidir : Kök , gövde ve dallar . Kökleri fizik ötesi , gövdesi fizik ve dalları da diğer bilimlerdir . '' - demiştir .


Kısaca fizik , astronomi , fizik ötesi konularından uzaksanız kitap size sıkıcı gele bilir . Sıkıcı bulmayanlar için İyi Okumalar dilerim ....
173 syf.
·10 günde·9/10
İki yüz on iki madde, üç bölümde içimizde yaşananları dışarıdan bakmamızı sağlayan bir eser. Hayatımızda pek çok şey yaşıyoruz; hayranlık duyuyoruz, seviyoruz, arzuluyoruz, aşık oluyoruz, üzülüyoruz, nefret ediyoruz ama genelde sadece duygusal anlamda yorumlayıp geçiyoruz. Gerçeklerden çok sadece görmek istediğimizi görüyoruz. Fakat bunların bedende nelere sebep olduğunu bilmiyoruz. Descartes bizi bu konuda, vücudumuzda yolculuğa çıkarıyor. "Hiç önemi olmayan şeyler üzerinde dururlar da, araştırılması daha faydalı şeylerle hiç ilgilenmezler." (#49724601) derken bizi kastetmiş olabilir. (: okuyun...
136 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Okurken her bir satırından, her bir cümlesinden keyif aldım. Bu kitap da; Descartes'in yöntem üzerine düşüncelerini aşama aşama saptadığını görüyoruz. Bunu yaparken de çıkış noktası şüphe oluyor. Descartes, 'Şüphe duymuyorsam, hiç bir şey üzerine düşünmüyorum diyerek, düşünce yapısındaki kuşkuculuğu açıkça ortaya koyuyor. Decartes bu düşünce yapısıyla modern düşünceyi skolastik felsefeden sıyırmaya çalışmış ve felsefeye yepyeni bir soluk getirmiştir. Bu açıdan bile yaptığı tespitler son derece değerlidir. Descartes felsefesini süzgeçten geçirdiğimizde karşımıza kesin olarak doğruluğunu bilmediğimiz herşeyden şüphe etmemiz gerektiği tezi ortaya çıkmaktadır.
Descartes'i ele alırken irdelememiz gereken bir diğer konu ise bilgi üzerine olan görüşüdür.Ona göre bir bilgiye ulaşmak için en kolay bilgiden başlamak gerekmektedir. Daha sonra kademeli olarak ve bir düzen içerisinde daha karmaşık bilgiye ulaşılmalıdır.
Descartes'e göre, felsefe için başlangıcı oluşturacak olan önermeler öncelikle sezgisel anlamda açık ve seçik olmalıdır. Ona göre açıklık, bir kavramın zihnimize doğrudan verilmesi, seçiklik ise kavramı zihnimizdeki diğer idelerden ayırt edebilmemiz ve sınırını çizebilmemizdir. Descartes bunun için de dört aşamalı bir yöntem öneriyor.
1) Doğruluğunu açık ve seçik olarak bilmediğimiz hiç bir şeyi kabul etmemek.
2) araştırdığımız sorunların her birini mümkün olduğunca küçük parçalara bölmek.
3) onları basitten karmaşığa doğru bir sırayla incelemek.
4)Sık sık geriye dönüp elde edilen verileri sınamak.
Descartes'a göre şüphe etmek düşünmektir. Düşünmek ise varolmaktır. Bu düşüncesinden ise ünlü sözü ortaya çıkmıştır.
"Düşünüyorum o halde varım."
Kesinlikle felsefeye ilgi duyan herkese tavsiye edeceğim bir kitap. Açık ve anlaşılır şekilde yazılması anlaşılmasını da kolaylaştırıyor.
136 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Cogito Ergo Sum(Düşünüyorum öyleyse varım) söylemiyle felsefesini açıklayan Descartes.
Okuyucuya samimi bir tonla seslendiği eserinde herkesi en radikal hakikat arayışının eşlik ettiği kendi zihinsel güzergahını düşünmeye davet eder. Kitap genel olarak bölümlere ayrılır ve bölümler de konu başlıklarıyla olayları, düşünceleri, söylemleri bize sunar. Birinci bölümde bilimlerle ilgili çeşitli belirlemeler, ikincide yazarın üzerinde çalıştığı yöntemlerin başlıca kuralları, üçüncüde ise bu yöntemden çıkardığı ahlak kurallarından bazıları, dördüncüde metafiziğin temellerini oluşturan Tanrı’nın ve insan ruhunun varlığının kanıtlamasını sağlayacak nedenler, beşinci de fizikle ilgili olarak araştırdığı sorunların düzeneceği ve özelikle de yüreğin deviminin ve hekimlikle ilgili bazı başka güçlüklerin açıklanması, sonra da ruhunuzla hayvanların ruhu arasındaki farklılıklar ve sonucunda doğa araştırmalarında şimdikinden daha ileri gitmek için gerekli konuşmayı hangi nedenlerle yazdığı bulunacaktır.
Okuyunca Dikkat edeceksiniz çoğu cümlesinde düşünüyordum, varıyordum gibi söylemlerinde kuşkuculuğu açıkça ortaya koyuyor. Tıp konularına girecek, makinelerden bahsedecek ve kıyaslamalar sonucunda şu sözleri söyleyerek Tanrı’ya övgüler söyleyecek :
''Her hayvan bedeninde bulunan kemiklerin, kasların, sinirlerin, atardamarların,toplardamarların, ve tüm öbür parçaların büyük çokluğuyla karşılaştırdığında insan ustalığının çok çeşitli otomatları ya da devingen makineleri pek az parça kullanarak oluşturduğunu bilip bedeni bir makine gibi görecek olanlara hiç de şaşılası gelmeyecektir; oysa Tanrı’nın elleriyle yapılmış olduğundan o öbürleriyle karşılaştırılmayacak kadar iyi düzenlenmiştir ve insanların tasarladığı makinelerin hiçbirinde bulunmayacak biçimde kendi kendine eşsiz devinimler yapacaktır.''

Eserlerini neden Latince yazmadığına hitaben ; ''Öncülerimin dili olan Latince'yle değil de ülkemin dili olan Fransızca'yla yazmamın nedeni, görüşlerimi ancak yalnızca kendi doğal arı uslarını kullanan insanların eski kitaplardan daha iyi yargılayacaklarını ummamdandır. ' Bu düşüncesiyle eleştirilere ne kadar açık olduğunu ifade edecek ve beni övmelerini değil yaptığım çalışmalarda ki eksiklerimi, yanlışlarımı dile getirin diyecek.
Güzel giden bölümler arasında bazı çelişkiler de gözden kaçmıyor. Misal birinci bölümde eleştirilen Stoa düşünce tarcı ve felsefesi iki bölüm sonra ki bölüm de benimsenir.

Ağır ve yavaş yavaş anlatılan bu eseri gerçekten de çok samimi gördüm. Yazdıkların da hep alçakgönüllüğünü sezdim, bazı çalışmların da başkalarını etkilememek için kendi ismini bile kullanamayacak.
Sanki Descartes karşınızda oturmuş sakince, samimice ve saygınca size ne yaptıklarını anlatıyor.
Okunması gereken kitaplardan….
88 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10
"İnsan aklının herhangi bir sınırlamaya ihtiyacı yoktur." Aklımızı yönetmenin en önemli yolu, kendimizin yönetimidir. İnsan aklı sonsuz bir düşünce yapısına sahiptir. Düşüncelerimiz peşinden öğrenmeyi de önemser akıl. Öğrendiğimiz her bir bilgiye sezgi ile yaklaşmamız gerekir, bilginin doğruluğu için.
132 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Biraz ondan, biraz bundan = DENGE

Nevrotik toplum adı altında, bazı açıklamalar yapmak isteğimi bu kitapta buldum..

Öncelikle bu kitabı okurken, insan bedenini ve beynini derinlemesine araştırdığım anlarıma gittim; ‘Hatırlattı, tekrarlattı, kavrattı.’ Bedenimizde ve beynimizde olup bitenlerden toplum olarak bihaberiz...

Yıllar önce değer yüklediğim insan (kendisi buna ‘beni balon yapma’ demişti) ‘heyy diyip ortaya bir link bırakmıştı’ merakımın iştahıyla linke tıklamıştım. İşte benim dönüm noktam kesinlikle bu andı. ‘Nebuch’ la tanıştım. Soluksuz dört videosunu izledim. Epifiz beziyle tanışmamı sağlamıştı değer yüklediğim insan. Bu kitapta beni epifiz beziyle kucakladı. Başlarken ki düşüncelerimle bitirirken ki düşüncelerimi kıyaslıyorum . Nasıl başardın bunu Descartes!! dedirtti.

Bizi biz yapan her şeyin temelinde beynimizdeki algılar yatmakta. Descartes bizlere algılarımızın çeşitliliğini sunuyor, kitabı maddelendirerek, soru-cevap niteliğinde sürdürmüş. Her duyguya açıklama getirmiş ve kanımca bunu başarabilmiş biridir.

Karmaşıksanız, dününüzle bugününüz aynı değilse, çelişkiliyseniz, anlaşılmazsanız, bir tek ben mi böyle düşünüyorum diyorsanız, duygularınıza ad koyamıyorsanız işte size çok güzel bir cevabım var. En yakın kütüphaneye, kitapçıya vs. gidiyorsunuz bu kitabı alarak cevabınızı buluyorsunuz.

Ve hemen bitirmek istemiyorum aktarmak istediklerim bitmedi.
https://youtu.be/KdZAaZXLFQY
Bu linkte var olan mesajı işitmelisiniz. Epifiz bezi hakkında bilgi sahibi olmadan kitabı okumanızı istemedim

Bize kendimizden parçalar sunan kitaplar siz çok yaşayın!
Eksik fazla olması önemli değildir. Önemli olan bizim bir kitaba , bir videoya , bir insana , bir hayvana , bir ağaca , bir taşa vs. nasıl bakabildiğimizdir. Bakmalarınızın yüceliğine diyerek var olan her insana uyanma hissi yaratacak bu kitaba teslim etmek istiyorum..
173 syf.
·2 günde·8/10
Ruhun ihtirasları olarak da çevrilen bu kitap 3 bölüm, 212 maddeden oluşuyor. 17.yy felsefecilerinden olan Descartes, kitabın ilk bölümünde insanın fiziki özelliklerini ele almış. Kalbin çalışması, bedenin bölümleri ve fonksiyonları, kas hareketleri, bu fonksiyonların çalışma ilkeleri gibi konular üzerinde durmuş. Ayrıca algı, irade, ruhun işlevleri gibi konular da ilk bölümlerde yer alıyor.

Sonrasında kitap ruh ile bedenin ilişkisi üzerinde duruyor. Ruhun ihtiraslarının sebepleri, bunların ne işe yaradığı, nasıl anlaşıldığı vs.… Ruhumuzda olup biten her şeyin vücudumuza mutlaka yansıdığını dile getirirken öfke, sevinç, keder, aşk, nefret, pişmanlık gibi durumlar göz önünde bulundurulmuş. Gösterdiğimiz tüm tepkilerin bilimsel yönlerini ruhla bağdaştırmış yazar.

Descartes, insanın kendini beğenmesi, güven, ümitsizlik, kıskançlık, korku, merhamet, minnettarlık ve daha aklınıza gelebilecek birçok duygunun hem ortaya çıkış nedenlerini hem de bunların bizler üzerindeki fiziksel ve ruhsal etkilerini açıklamış kitapta. Modern felsefenin kurucusu kabul edilen Descartes tarafından yazılan çok kapsamlı bir eser. Keyifli okumalar.
168 syf.
·18 günde·Beğendi·8/10
Descartes, biz okurlarına tavsiyesi kitabı iki kere üzerinden geçerek okuma yapmamızdır.
İlkinde önemli görülen veya anlaşılmayan yerlerin altı çizilerek okumak, ikincisinde bu altı çizili yerleri önem çerçevesinde değerlendirerek okumaktır. İlkinde anlaşılmayan yerler olacağını ancak ikinci kez okuduğumuzda anlam bütünlüğüne kavuşacağını belirtmiştir.

Kitap iki bölümden oluşmaktadır: İnsan bilgisinin ilkeleri ve özdeksel şeylerin ilkeleri.

İlk bölümde kuşku, ruh, Tanrı, önyargılar, sonsuzluk, sınırsızlık, töz, nitelik vb kavramlar üzerinde durmuş ve konuları soru cevap halinde aktarmıştır.

İkinci bölümde ise fizik kurallarına değinmiştir. Hareket, durgunluk, cisimlerin birbirine olan etki ve tepkileri gibi konuları da soru cevap ve çeşitli görsellerle anlatmıştır.

Kısa ve öz olduğu için sıkılmadan okunabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum. İki bölüm arasındaki bağlantıyı çok da kuramasam da her ikisi ayrı ayrı dikkatimi çeken konular olduğu için severek okudum. İyi okumalar dilerim.:)
80 syf.
·Beğendi·8/10
Septisizmi sonuna kadar götüren Descartes düşünen ben'inin dışında herşeyin doğruluğu ve gerçekliğinden şüphe edip sorgulamaktadır. Günümüz açısından yorumlayacak olursak, çağ insanının genelinin kendilerine dayatılmış doğrulara bir kez bile şüphe etmeden körü körüne bağlanması, sorgulamayı hakaret bulmasına bağlı olarak oldukça doğru ve yaygınlaşması gereken bir yöntem olduğunu düşünüyorum.
"Kesin olan birşey var,
Bir şeyin doğruluğundan şüphe etmek.
Şüphe etmek düşünmektir,
Düşünmekse var olmaktır
Öyleyse var olduğum şüphesizdir.
Düşünüyorum, o halde varım.
İlk bilgim bu sağlam bilgidir.
Şimdi bütün öteki bilgileri bu bilgiden çıkarabilirim.
Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir."
136 syf.
·Beğendi·10/10
Descartes diğer kitaplarının aksine meditasyonlarda daha anlaşılır bil dil kullanarak Tanrı'nın varlığını kanıtlama yoluna gitmiş. Devamlı olarak soru ve açıklamalarla, gerekçe ve çürütmeler dahilinde anlatmış. Sanki kaldığı odada yanında oturuyormuş ve onu dinliyormuş hissi veren benim için bir felsefe kitabından beklenmeyecek heyecanı yaratan sorularını düşünüp cevaplarını merakla okutan bir kitaptı.

Yazarın biyografisi

Adı:
René Descartes
Tam adı:
Renatus Descartes, Renatus Cartesius
Unvan:
Fransız Matematikçi, Bilimadamı, Filozof, Yazar
Doğum:
La Haye En Touraine, İndre-et-Loire, Fransa, 31 Mart 1596
Ölüm:
Stokholm, İsveç, 11 Şubat 1650
René Descartes (d. 31 Mart 1596 - ö. 11 Şubat 1650) Fransız matematikçi, bilimadamı ve filozof. Batı düşüncesinin son yüzyıllardaki en önemli düşünürlerinden biridir. Skolastik düşünceden sıyrılışın, bir başka deyişle Modern Felsefe'nin Descartes ile başladığı kabul edilir.

Descartes, 1628'den itibaren, 15 yıl süren geziler, savaşlar ve serüvenlerden sonra yerleştiği Hollanda'da, batı düşüncesini altüst eden bir felsefe sistemi kurdu.

Öğrendiğinin, gördüğünün, duyduğunun, inandığının hepsini birden büsbütün silerek, her şeyden kuşkulanmaya başladı. Yalnız tek bir şeyden emindi: düşüncenin varlığı. Buradan hareketle, evrenin açıklamasını yaptı.

Metot üzerine konuşmada hep karmaşıktan basite inerek, gerçeği kuşatmaya yarayacak kuralları bir bir saydı. Felsefeyi, bütün inceleme kitaplarının Latince yazıldığı bir çağda, Fransızca yazarak ve «sağduyu dünyada en iyi bölüştürülmüş şeydir» diyerek, herkesin, uzman olmayanların bile anlayabileceği bir duruma indirgedi. Descartes her tür araştırmanın pratik niteliği üzerinde ısrarla durur. Ona göre en önemli bilimlerden mekanik, insanlara yardım edecek makineleri yapma sanatı; tıp, vücudu ve ruhu tedavi etme sanatı; ahlâk, mutlu yaşama sanatıdır.

Descartes, zamanının bilginleriyle, hükümdarlarıyla ve soylularıyla ilişkiler kurmuştur. Ona hayran olan İsveç kraliçesi Cristina, Descartes'ı sarayına davet etti. Descartes, elli dört yaşında Stockholm'de öldü.

Yazar istatistikleri

  • 433 okur beğendi.
  • 2.053 okur okudu.
  • 68 okur okuyor.
  • 1.769 okur okuyacak.
  • 41 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları