Ona göre aşk, birdenbire büyük patlamalar, şimşeklerle gelmeliydi. Yeryüzüne düşerek altüst eden, iradeyi yaprak gibi söküp atan, bütün kalbi bir girdaba sürükleyen kasırga olmalıydı.
Her şey yalan söylüyordu! Her gülüş sıkıntılı bir esnemeyi, her sevinç bir laneti, her zevk bir iğrenmeyi barındırıyor, en iyi öpüşler bile, dudaklarda daha şiddetli bir ihtirasın gerçekleşmeyecek arzusunu bırakıyordu.