Birbirleriyle başka bir konuşacakları yok muydu? Halbuki gözleri daha bir sohbetle doluydu; söz kesilmesin diye gelişigüzel cümleler bulmaya çalışıyorlardı. Ama ikisi de kendilerini tatlı bir gevşekliğin kapladığını hissediyordu; sanki ruhları arasında derin, sürekli bir fısıltı vardı ki, bu, ağızlardan çıkan fısıltıyı önlüyordu.
Bir macera, kimi zaman sonsuz heyecanlar yaratır, her şeyi değiştirir. Ama onun başına böyle bir şey gelmezdi. Tanrı böyle istemişti! Gelecek karanlık bir koridordu ve sonundaki kapı da sıkı sıkı kapatılmıştı.
Hint bitkileri gibi aşk için de hazırlanmış bir toprak, özel bir ısı gerekli miydi?Ay ışığında iç çekmeleri, uzun uzun kucaklaşıp öpüşmeleri, bırakılıveren ellere akan gözyaşlarını, vücudu kavrayan ateşleri, şefkatin verdiği rehavetleri; içlerinde özgür bir yaşam sürülen büyük şatoların balkonundan, perdeleri ipek, halısına ayak gömülen salonlardan, içi dolu çiçekliklerden, yüksek kerevetler üzerine kurulmuş karyolalardan, elmas pırıltılarından, kordonlu formalar giymiş uşaklardan ayırmaya imkân yoktu.