Öncelikle şunu kesinlikle kabullenmemiz gerekiyor; öyle veya böyle, hayat inanılmaz haksızlıklarla, adaletsizliklerle dolu... Bu haksızlık ve adaletsizliklerin büyük kısmı fırsat eşitsizliklerinden kaynaklanıyor. Fırsat eşitsizliğinin olduğu bir yerde insanlara, "Hayatınız var, yaşayın," demek alay gibi algılanır, dahası söyledikleriniz karın doyurmaz. Şunu da biliyoruz ki bugün insanların önlerine hayat diye konulan; günde sekiz saat çalışmak, iki üç saat yollarda vakit harcamak, yöneticilerini memnun etmek... Üstüne üstlük bunun karşılığında onlara sunulan ancak yaşayabilecekleri, hatta sadece temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri kadar para... Durum böyleyken orada yaşamın anlamı elbette sorgulanır.