“Her ülkede -bir avuç bile olsa- sınıfını aşan, ulusunu aşan, kendisi olmaya cesaret eden kadınlar var. En çok da takdir ettiğim, işte bu kadınlar. Her zaman tanımak isteyeceklerim işte bunlar, çünkü onlara tüm dünya çok yakın.”
Ben niçin bu kadar çok seyahat ediyorum, biliyor musunuz? diye sormaya fırsat buldum,“Bir adam bulmaya çalışan Diojen gibi ben de Özgür bir kadın bulmaya çalışıyorum, ama başaramadım.”
Hangi kadınların önemli olduğu meselesi, ataerkil kültürün devamlılığını sağlayan, kadınları “melek” ve “şeytan” olarak ayrıştıran zihniyetin ürünüdür. Buna göre, ataerkil toplumsal normlara uygun “makbul” yani “melek” kadınlar diğer kadınlara rol model olmak için ön plana çıkarılmaktadırlar.
Her şeyden önce kadınlar birey olarak özgürlüklerini hissettirdiler; giyimleri ve yaşam tarzlarıyla, dinsel, entelektüel ve aşk tercihleriyle. Şu ya da bu şekilde ve çoğunlukla epeyce pahalıya çemberi kırdılar ve cinsiyetin sınırlarını öteye ittiler.