Günün birinde uyandım, yatağımda doğrulup oturdum ve gülümsedim. Artık en ufak bir acı çekmiyordum be birden, doğru insan diye bir şeyin olmadığını idrak ettim. Ne yeryüzünde ne de cennette.
Eskiden dünyadan bu şekilde keyif alamazdım. Yapacak başka işlerim vardı, dikkatimi başka şeylere veriyordum. Dikkatimi bir insana veriyordum ve dünyayla meşgul olacak vaktim yoktu. Sonra o insanı kaybettim ve yerine bir dünya kazandım.
Böyle yıllarca süren sessiz dramları sevmem; görünmez rakiplerle, kansız, solgun bir gerilim içinde… Dram olacaksa yüksek sesle, kavga dövüş, ölüler, alkışlar ve ıslıklarla olsun.
Bense şimdi bir uyurgezer gibiyim. Yaşamla ölüm arasındaki bir şeyin üzerine emin adımlarla yürüyorum. Bana müdahale etmeyin, seslenmeyin; yoksa düşerim.