Ancak, hayalinizin saçının tek bir telini ya da renginin tek bir tonunu, elinde gümüş bir kupayla bekleyen bir okul müdürüne ya da kolunun altında bir not defteri tutan bir profesöre duyduğunuz saygıdan dolayı feda etmek, dünyanın en aşağılık ihanetidir.
Ama o kadın, kurmaca edebiyattaki kadındır. Gerçek hayatta ise, Profesör Trevelyan'ın vurguladığı gibi, bir odada onun üstüne kilit vurulabilir ve orada sağa sola vurularak iyice hırpalanabilirdi.
Bir kömür işçisi olmak mı daha iyiydi, yoksa bir bakıcı mı? Sekiz çocuk büyütmüş olan bir gündelikçi kadın dünyanın gözünde, yüz bin sterlin kazanan bir avukattan daha mı az değerliydi?