Kör bir sevda boğuşmasından yeğdir aklı başında bir hasretlik. Çünkü göremediği korkutur insanı. Sevda kazanının körlüğündense mesafelerin getirdiği görememe körlüğü daha az öldüren bir durumdur. Hasret körlüğü anlaşılabilir, dayanılabilir hatta kabul edilebilir bir durumdur. Sevdanın körlüğü ise kimsenin elinden bişey gelmeyen tür hipnoz. Hasret körü birisi en kötü ihtimalle bağrına bir taş basarak ölümü bekleyebilir.
Sevda körünün bir taşı bile olmaz.
Çünkü öylesine kördür ki taşları da sever.
Rabbim bunlara göz açtırmasın!!!
Yasin
"Bastonun üzerinde edeple doğrulurken geçmişinden utanırcasına gözleri yerde hüzünlü bir filmi izler gibi ve yorgun nefeslerle şunları söyledi ihtiyar:
-Evet, bazı veballer kanla ödenir evladım, unutma!"
Tüm ısrarlara rağmen ikinci bir şiir kitabı çıkarmayan Ahmed Arif'in küskünlüğünü kimseler anlayamaz, 17 gün soğuk bir tabutlukta yatmadan, işkenceden akıl hastanesine yatacak hale gelmeden...
Şairlerin kahredişi sessizlikledir.