Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beyinde öğrenmenin sonu yoktur diyorum, bunu kanıtlayabilirim. Bir insanın yüz milyar değil de, sadece on iki adet nöron hücresi olduğunu varsayalım. On iki nöron hücresinin birbiri ile kurduğu bağlantı sayesinde dört yüz elli milyon bilgi öğrenilebiliyor. On iki nöron hücresi yerine, nöron sayısını sadece bir arttırıp, on üçe çıkardığımız zaman bağlantı sayısı altı milyara çıkıyor. Yani bir tane nöron artışı ile beş buçuk milyar bilgi artışı gerçekleşiyor.
İnsan beyninde yüz milyardan fazla nöron hücresi olduğuna göre, yeni bağlantı sayısı hakkında bir tahminde bulunabilir misin? Sonsuz sayıda bilgi çıkıyor değil mi? İşte bu yüzden beynin sınırsız öğrenme gücü vardır diyorum. İşte bu yüzden ona hayranlık duyuyorum.
Her gün ekonominin kötü olduğunu, hayatın zor olduğunu duyuyorsundur. Devamlı dinleyince bilinçaltımız onun doğru olduğuna inanmaya başlıyor. Sonra da çekim yasası gereği, gerçekliğimiz onun doğru olduğuna inanıyor. Biz de gerçekliğin bu olduğuna ikna oluyor, hep zorluklar içinde yaşıyoruz.
Bütün davranışlar olumlu bir amaca hizmet ederler.Örneğin; korkularımızın ardındaki olumlu niyet genelde güvenlik amaçlıdır. Saldırgan davranışlarımızın ardındaki olumlu niyet ise genelde korunmaya yöneliktir. Neden çok alkol kullandığını sorduğum bir yakınım, “Aileme karşı saldırgan olmamak için” diye cevaplamıştı.
Bu olumlu niyete genelde yanlış tepkiler veririz. Pek çok insanın beyni, “Alkolik bir insan her şeyi yapar” kodlaması yapmıştır. Çünkü o, niyeti davranıştan ayırmaz. Programının kodlaması doğrudan davranışa yönelik olunca, çoğu kez istenmeyen sonuçlar ortaya çıkar. Ancak beynini geliştirmiş insanlar program düzeltmesi yaparak davranışı niyetten ayırabiliyorlar. Böylece doğru davranış, doğru anlama ve doğru tepkiler; hayatın her alanına olumluluk olarak yansır....