Günahların ruhumuzu nasıl kölelestireceğini, zaaflarımızın ne kadar inatçı olduğunu, zevklerin bataklıkları ne kadar çekici gösterdiğini, iplerimizim ucundan cekiversek nasıl şeytanla yüz yüze geleceğimizi sezdiriyordu.
Madem kısa bir süre sonra veda edecekti dünyaya, diri kalabilmek için kendini ölüler arasında saymalıydı. Saydı da. Dünyaya hak ettiği değerden fazlasını vermedi. Bir çöplüğün yanında bir müddet durduktan sonra arkadaşlarının yanına gitmiş, üzerine sinmiş kokudan rahatsızlık duyulunca, "İşte hırs gösterdiğiniz ve üzerinde devamlı konuştuğunuz dünyanın hâli budur." Demişti.
Günahlarınızı sevaplarla yok edin! Yerle gök arasını dolduracak kadar günahınız olsa ve sonra bütün samimiyetinizle iyi bir iş yapsanız, o hayırlı iş bütün günahlarınıza baskın çıkar!