Sudenaz Altekin

Puan vermedi·368 syf.··
2025 26. kitabı
Kayıp hatıralar müzesi'nde Leyla ve Deniz, kaybolduğu düşünülen hatıraları sahiplerine kavuşturup yenilerine yol açarken, sizi de İstanbul sokaklarında sıcacık bir hikayeye davet ediyor. Deniz'in büyükbabasının vefatıyla beraber sahipsiz kalan antika eşyalar dükkanı kapatılmak için boşaltılması gerekiyordur ve Deniz'de dükkandaki eşyaları sahiplerine ulaştırmak ister. Bu süreç içerisinde Leyla ile tanışır ve ikili bir vesileyle iş birliği içerisinde bu İstanbul macerasına atılırlar. Dükkandaki antika eşyaların sahiplerine ulaşırlar, bu insanlarla tanışır ve eşyaların hikayeleriyle dolu günler geçirirler. Kitabı okumak konusunda beni etkileyen en önemli şey arka kapak yazısıydı. Çünkü yazıyı okuduğumda duygu yüklü, sıcacık bir hikaye beklentisi içine girmiştim fakat o kadar da duygu içerikli, derin anlamlı bir okuma olmadı açıkçası. Kitabı büyük bir istekle de okumaya başlamıştım ama ortalara doğru sıkılmaya başladım. Duygulardan daha ziyade olaylara yer verilmiş kitapta. Evet, güzel bir macera İstanbul'da fakat böyle güzel bir süreçte duyguları da derinlemesine okumak isterdim. Çünkü olayları asıl anlamlı kılanın duygular olduğunu düşünüyorum. Tabii ki kitapta duygulardan da bahsedilmiş ama hissetmeyi istediğim derinlikte değildi. İstanbul'u duygulardan bahsetmeden konuşmak mümkün mü...? Onun dışında kitapta pek çok aileyle tanışıyor ve arkadaşlık ilişkilerine şahit oluyorsunuz. Aslında insanın insana olan sevgisinin ne kadar değerli olduğunu okuyorsunuz. Ve kimsenin sadece dışarıdan göründüğü kadar olmadığını, insanın içinde pek çok hikayeyi, cümleyi de barındırdığını okumuş oluyorsunuz.
1000k
Kayıp Hatıralar MüzesiAlya Barutoğlu · Doğan Kitap Yayınları · 202329 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
6/10
·152 syf.··
2025 15. kitabı
Arka kapak yazısında okuduğumuz üzere bir baba ve oğulun tekrar tanışma hikayesi bu kitap. Diyor ki " ... böylece baba oğlun kırk sekiz saat boyunca müzik, aşk, matematik, felsefe kısaca hayat üzerine sohbet ederek şehrin sokaklarını arşınladığı ve birbirlerini belki de ilk kez tanıdığı bir yolculuk başlar...". Beni kitabı okumama ikna eden cümle tam olarak buydu. Fakat daha derin ve duygusal bir tanışma ve baba oğul sohbeti beklerken duyguların çok yüzeysel kaldığı ve edebi dil olarak da tatmin etmeyen bir kitap oldu.
1000Kitap
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,111 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2024 18. kitabı
Kalbinizi ne pahasına olursa olsun korur muydunuz? Olumsuz duyguları hissetmemek için herkesin kalbini aldırdığı bir topluma uyum sağlamaya çalışan June, kalbini aldırmamış tek kişidir. Bununla beraber yaşadığı zorluklar ve sıkıntılar June'u çok sevdiği ablasından istemesede onu uzaklaştırmaktadır. Bir gün sokakta terk edilmiş bir kavanozda bir kalp bulur ve bu kalbin ablasının eski haline gelmesinde işe yarar mı diye düşünür. Bu arada Max ile tanışır ve bu maceraya beraber atılırlar. Gerek kitabın olay örgüsü olsun gerek çizimleri olsun çok güzel ve keyifli bir çizgi romandı. Özellikle resimleri incelemeden geçmek istemedim sayfaları. Sadece gençler için değil yetişkinler içinde güzel mesajlar içeren bir çizgi roman. June: Kalbine sahip çıkan tek kişiyim. (Syf. 44) . June: İyi misin? Max: Tekrar hissetmeye başladım. (Syf. 134)
1000Kitap
KalpsizlerKerilynn Wilson · Genç Timaş · 20231,180 okunma