Yine vahşet dolu sahneler, yine zekice kurgulanmış bir cinayetle karşımıza çıkıyor Robert Hunter. Her bölümde bir ipucu. Her bölümde katilin vahşice işlediği cinayetler.
Hunter ve ekibi bu gizemi çözebilecek mi?
Gayet akıcı bir kitap. Bölümlerin kısa oluşu da bu akıcılığa katkı sağlıyor.
Merak düzeyini her bölümde koruyan bir kitap. Kim kimle ittifak halinde, kim kime düşman son sayfaya kadar bu gizem içinde ilerliyor. Son bölüm biraz daha detaylandırılabilirdi.
Kitapta iki hikâye var biri Blaze' in hikâyesi biri de trafik kazası geçiren birinin.
İlk Blaze' in acıklı öyküsünü okuyoruz. Küçükken babası yüzünden kafasına darbe alıyor ondan sonra yurtlarda büyüyor, kötü bir çocukluk geçiriyor. İri yapılı safça biri. George'la tanışınca ufak çaplı hırsızlıklara başlıyorlar. George öldükten sonra Blaze, George'la planladıkları yarım kalan zengin bir ailenin bebeğini kaçırma işini devralıyor. İyi bir çocukluk geçirse, sevgi görse hayatı daha güzel olurdu eminim. Yurtlarda dayak yiyerek büyümek, doğru düzgün bir arkadaşının olmaması ve daha birçok sebep var Blaze' i bu hâle getiren.
İkinci öykü de ise adamın biri trafik kazası sonucu uzun süre hastanede kalıyor, uzvunu kaybediyor, daha birçok hasar sebebiyle ağır bir travma yaşıyor. Bu süre zarfındaysa eşi, onu öylece bırakıp ondan boşanıyor.