Her ilişkinin temelinde iletişim ve güvenle birlikte inançta yatmaz mıydı? Karşımızdaki kişinin bizi sevdiğine ve bizimle her türlü fırtınaya katlanabileceğine dair inancımız olmalıydı.
Benim doğamda içimi dökmek yoktu. Problemlerimi kendime saklayarak büyümüştüm çünkü kimse beni umursamamıştı. Duygularımı da bir kutuya kitleyip kaldırmıştım çünkü her zayıflık, diğer insanların kullanabileceği bir kırılganlıktı.