Bekir ekinci

Allah'ın nuruyla bakmak, Allah'ın verdiği bir ışıkla,ferasetle bakmak, görünenin ardını görmek,hadiseler arasında dışarıdan fark edilmeyen bağları manevi bir dikkatle fark etmektir. Allah'ın nuruyla bakmak,keskin görüş sahibi olmaktır. Allah'ın nuruyla bakmak, yaşanan hadisenin yaratılmasındaki ilahi gayeyi görebilmek, hissedebilmektir. Şüphesiz ki bu bakışın netliği,kişinin Rabbe yakınlığının seviyesine göredir. Mümin , Allah'ın nuru sayesinde hadiselere derinlemesine bakar, onları teferruatıyla görüp değerlendirir.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir eve sahip olma uğruna hayatı taksit ödemekle geçen, ardından hemen ikincisini almak için yeniden borç altına giren, o da bitince yazlık ev, peşine kışlık ev, bir de çocuğa ve toruna ev diye diye sonu gelmez mülk hülyalarıyla yorulan bir zihinde,bu tür hırslarla yıpranan bir kalpte Allah'ı arzulayacak derman kalabilir mi ?" İlla ev" diyen biri ," İlla Allah " diyebilir mi ? İlla makam, illa şöhret,illa şu insan , illa bu insan ,illa başarı,illa mutluluk,illa zenginlik diyen biri, illa Allah diyebilir mi ? Ebediyetle ancak doyabilen, ebedi Zattan başkasına tahammül edemeyen latifelerine "illa " dediği bu sevdalar doyurabilir mi ?
Seni o kadar çok seviyorum ki , bir an bile sensiz yaşayamam,dediği birine, günü gelince, adını bile anmak istemiyorum,diyebilir insan. Sensiz cennet bile sürgün sayılır, diye iltifat ettiği birinin, yeryüzündeki varlığından bile rahatsız hale gelebilir. Bir zamanlar melek yüzüne benzettiği bir sima için, şeytan görsün yüzünü, diyebilir. Önceleri hiç bitmesin dediği günlerin, hiç yaşanmamış olmasını arzu edebilir. İnsanın,kendisini mutluluğa boğsun diye fanilere duyduğu bu aşırı sevgiler, neticede onu azap içerisinde bırakır.
Arınmamış,Kemale erememiş insan,her şeyi kendinden, benliğinden ötürü sever . Görünürde başkalarını sevse bile hakikat değildir bu. Başkalarına duyduğu sevgiler,kendine duyduğu sevginin değişik dışavurumlarıdır. Çiçekleri değil, çiçekler üzerinden yaşadığı duyguları sever. Çocuklarını değil , onların annesi veya babası olmayı sever. Başarıyı değil , başarıyla anılmayı sever. Mutluluğu değil ,mutlu olanın kendisi olmasını sever . Dinini değil, o dine mensup olmayı sever. Memleketini değil , o memleketi ,içinde o yaşadığı için sever. Karşısındaki insanı değerli olduğu için değil ,onun kendisinde meydana getirdiği hissi ve heyecanı sever. Sevdiğini düşündüğü kişilerde ona dönük faydaları ve zevkleri sever. Sevmeyi değil ,sevilmeyi sever. Sevmediklerini de ,sevgiye layık olmadıkları için değil,kendi nefsine duydugu hayranlık hislerini beslemedikleri için sevmez.