Sariye

Sariye
@Suveyda__
Sevilmek fani olmaktır, Sevmek baki olmak
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu ahlâk ve değer ölçülerinin aileden başka bir sosyal birimde gelişmesi imkansızdır. Buna karşılık (kendi deyimleri ile) hür cinsî ilişkiler ve gayrı meşru nesil toplumun temeli olursa, aile içindeki ilişkiler, görev ve işbölümü yerine arzu,heves,içgüdü ve başıboşluk temeline dayanırsa, kadının fonksiyonu süslenmek,kışkırtmak ve ayartmak olursa, asli görevi yeni nesli yetiştirmekten uzaklaşarak otelde,gemide ve uçakta memur olmaya özendirilirse "maddi üretime " katkıda bulunmak "insan üretmekten" daha kazançlı, daha itibarlı ve daha onurlu olduğu için kadın enerjisini "insan üretimi"nde kullanmayıp "maddi üretim" ve "araç imal etmek"de harcarsa, o zaman bu durum insani ölçüler ile "geri kalmışlık" ve "uygarlıktan uzaklaşmak" , yahut da islam deyimi ile "cahiliye"ye dönmek olur.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Uygar toplumlar, bireyleri hür iradelerine ve şahsi tercihlerine dayanan bağlar etrafında biraraya gelen toplumlardır. Farklı milliyetlere mensup tüm yeryüzü insanlığını kaynaştırıp tek bir ümmet haline getiren bir millyet anlayışıdır. Bir toplumda "insanın insan" oluşu en yüce değer olarak kabul edilince, orada sadece insani özellikler onu ve şeref gerekçesi sayılınca bu toplum uygar toplum olur. Bir toplumda "madde" en yüce değer sayılırsa bu toplum "Geri kalmış bir toplum" İslam terimi ile "Cahiliye toplumu"dur.
Sayfa 121 - Pınar yayınları Salih Uçan·Kitabı okudu
Kendini Müslüman sanan cahiliye toplumu: Bu toplumlar,hayat düzenlerinde tek Allah'a kul olma ilkesini benimsemedikleri için bu sınıfa girerler. Bu toplumlar, her ne kadar Allah'tan başka hiç kimsenin uluhiyetine inanmiyorlarsa da, uluhiyetin başta gelen özelliğini Allah'tan başkasına yakıştırarak Allah'tan başkasının egemenliğini tanımakta ve sosyal düzenlerini, kanunlarını, değer hükümlerini, kriterlerini ,geleneklerini,kültürlerini ve hemen hemen bütün sosyal kurumlarını bu yetkisiz egemenlik kaynağına dayandırmaktadır.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Tarihin akışı boyunca İslamın temel dayanağı "la ilahe illallah " hükmüne şehadet etmek olmuştur. Yani uluhiyet, rububiyet, mutlak varlık, otorite ve hakimiyet mercii olma bakımından Allah'ı tek bilmek. Yüreklerde inanç, davranışlarda ibadet, ve pratik hayatta şeriat olarak bu konularda O'nun tekliğine dayanmak.
Sayfa 54 - Pınar yayınları Salih Uçan·Kitabı okudu