More, "Halkın yoksulluğa düşmesinin baş nedeni aristokratların çokluğudur. Bu yararsız, bal vermez arılar başkalarının alın teriyle geçinmekte, topraklarında çalışanlardan daha fazla yararlanabilmek için onları derisine kadar yüzmekte, bunun dışında başka bir gelir kaynağı bilmemektedir. Ama iş keyif için para harcamaya geldi mi, bu adamların yapamayacağı delilik yoktur" diyerek zenginlerin doymazlığının yeryüzünde açlık, sefalet, suç kapılarını ardına kadar nasıl açtığını anlatır bize. Ona göre yoksullukla suç kol kola yüreyen iki yoldaştır. Yoksulluk insanı kolay kazancın peşine takmakta, bu yüzden insanlar fuhuş, kumar gibi bataklıklara saplanmaktadır. Saplandığı bataklıktan kurtulmak İçin her türlü suça karışmaktadır. Tüm bu suçları önlemek için ağır cezalar yersizdir. Üstelik bu ağır cezalar başka suçlara kapı aralamaktadır. Bu yüzden düzeni koruyanlar, korumaya çalışanlar, ya da koruduğunu düşünenler sonuçlarla ilgilenmeyi bırakıp sebeplere yoğunlaşmalıdır. Bu formülü şöyle verir Sir Thomas More:"Öyle yasalar çıkarın ki köyleri, çiftlikleri yıkan beyler ya hepsini yeniden yapmak ya da toprağı yeniden çiftlik kuracak insanlara bırakmak zorunda kalsınlar. Zenginlerin cimriliğini frenleyin. Sömürme, tekel kurma hakkını alın ellerinden. Aylak insan bırakmayın memleketinizde. Tarımı büyük ölçüde geliştirin. Yoksulluk yüzünden hırsızlık, serserilik, uşaklık edenler tarımda çalışsın. Tüm bu anlattığım dertlere çare bulamazsanız adaletinizle övünmeyin.