“ özür dilemekle hiçbir şey çözülmüyor, Hiçbir hata telafi edilmiş olmuyor. Özür dilemek zaten suçluluk duygusunu bir çırpıda üstünden atmak amacıyla işin biraz kolayına kaçmaktır özünde. “
“ kardeşim, orada bir dizi üzerine çömelmiş, başı öne düşmüş, ağzı açık duruyor. Ses vermeyince ‘ İlhan, İlhan,’ dedim. Çocuklar ‘ bir şeyi yok,’ dediler. Bayıldı herhalde diye düşündüm. Kardeşimi hemen yanımdaki yatağa yatırdılar. Arada 40-50 santimlik bir boşluk vardı. Yatırırken biri, ‘ ayakları tutmuyor,’ dedi. Eyvah, dedim içimden, kardeşim felç oldu. Ölüm hiç aklıma gelmiyordu. Tutuklular arasında ‘ doktor’ dedikleri Tıbbiyeli biri vardı. Baktım kardeşime suni teneffüs yaptırıyor. (…) Gitmişti kardeşim, oracıkta ölmüştü.”