“Mü’min öyle bir hale sahiptir ki anlatayım: Hurma ağacı diker onda diken devşirmekten korkar. Dinleyin; münafığı da anlatayım. O da diken eker ve bu ektiğinden taze yemiş almayı arzular. Yazıklar olsun böyle düşünene!”
Nebiyy-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimizin şöyle buyurduğunu işittim:
“Gecede bir saat vardır ki, Allah’tan dünya veya ahiretle alâkalı bir hayır taleb eden bir Müslüman o saate rastlarsa, Allah istediği şeyi ona mutlaka verir. Bu saat, her gecede vardır.” (Müslim, Müsâfirîn, 166)
Ebû Amr (veya Ebû Amre) Süfyân İbni Abdullah radıyallâhu anh şöyle dedi:
- Yâ Resulallah! Bana İslam’ı öylesine tanıt ki onu bir daha senden başkasına sormaya ihtiyaç hissetmeyeyim, dedim.
Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem:
- “Allah’a inandım de sonra da dosdoğru ol!” buyurdu.
(Müslim, İmân 62; Tirmizî, Zühd 61).