İnsan iç dünyasında mutlu olduğunda, gönlü sıcak ve ferah olduğunda; her şeyi güzel görür herkesi de mutlu zanneder.Aksine içten üzgün, kırgın ve çaresiz olduğunda ise dünyanın en güzel manzaraları ona kara ve hüzne bulanmış gibi görünür.Kendisinin canı sıkkın olduğunda herkesin de üzgün olduğunu zanneder.İste bu insanoğlunun sürekli tekrarladığı hatalardandır, her şeyi kendisiyle kıyaslar.
Dünya da hiçbir duygu birine ait ve değerli olma duygusu kadar güzel olamaz.İnsan birinin kendini düşündüğünü ve sevdiğini hissettikçe, bu his sanki bedenini kendisi için bile değerli ve sevilesi yapar.
İnsan çocukluk ve gençlik yaşlarında hep koşarak geleceğe ulaşmak ister.Öyle acelesi olur ki etrafta olup bitenlerin farkına bile varmaz.İnsan ne yazık ki geçen anların kıymetini bilmez.Sadece pişman olduktan sonra geriye dönüp arkasına bakar.Ancak pişmanlığın fayda etmediğini görür.İşte o zaman, 'Peşinden koştuğum şey bir hiçmiş!Kurban olayım o geçmişime ve çocukluğuma ' der.