O an fark ettim, ne kadar uzak durursan dur, hayat sana bulaşıyordu. Hayat mı bukaşıyordu? Bir hastalıktı hayat , bulaşıcı bir hastalık, sana bulaşıyordu.
Bilemezdim, yaşanmadan bilinmiyor. Çok da önemli değil. Hayatımın bir yerlere erken ya da en azından vaktinde girerek de eleneceğini düşünmüyorum. Erken ya da geç diye bir şey yok. Yaşıyoruz.
İnsan akletmeteye başladığı an dünya üzerindeki yürüyüşünün her adımında biraz daha yalnızlaşıyordı, bunu o an elbette anlamadım. Biraz zaman aldı bunu kavrayaşım. Çünkü yalnız olmamak sadece ve sadece etrafında seni anlayan insanlar varsa mevzubahisti.