"Allah (subhanehu ve teala) salâtı hak eden kullarına salât ettiği gibi laneti hak edene de sözle lanet eder.
Allah Teâlâ O sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için melekleriyle birlikte size salât edendir ve müminlere karşı çok merhametlidir. O'na kavuştukları gün esenlik dilekleri "Selâm"dır.' (Ahzâb, 43-44) buyurmuştur. Yine O Allah kâfirlere lanet etmiş ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır (Ahzâb, 64) buyurmuştur. Yine O Lanete uğramış hâlde bulundukları yerde yakalanır ve yaman bir şekilde öldürülürler' (Ahzâb, 61) buyurmuştur. Kurân Allah Teâlâ'nın kelâmıdır. O'nu Cebrâil (aleyhisselam) vahyetmis, Cebrâil de onu resûlü Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem'e tebliğ etmiştir. Allah Teala dilerse namazla ilgili bölümde geleceği üzere Cebrâil Kur'ân'ı O'ndan işitmiştir. Şu hâlde salât daha önce gectiği üzere Allah Teâlânin övgüsüdür. Allah Teâlâ hem salât eden hem de mükâfâtlandırandır. Nitekim Kitab ve Sünnet buna delâlet etmektedir. Ümmetin selefinin görüşü de bu yöndedir. İmam Ahmed -Allah Teâlâ ona rahmet etsin- "Allah ezelden beri dilediği zaman konuşagelmiştir" demiştir.