Bu soruları cevaplamak için doğan insan, her bir anının zerresiyle bile ona talip olsa ne kadar kısacık bir zamanı vardır! Varsın kendi doğası ya da dikkatsizliği nedeniyle bu zaman ondan koparılsın, varsın değerli saatlerini azami cimrilikle korusun ve insan ömrünün azami sınırına dek ilerlesin, varsın talih doğanın onun için tahsis ettiği yaşamın tek bir parçasını bile sarsmasın, 𝕪𝕚𝕟𝕖 𝕕𝕖 𝕚𝕟𝕤𝕒𝕟 ö𝕝ü𝕞𝕤ü𝕫 𝕠𝕝𝕒𝕟ı𝕟 𝕓𝕚𝕝𝕘𝕚𝕤𝕚𝕟𝕖 𝕖𝕣𝕚ş𝕞𝕖𝕜 𝕚ç𝕚𝕟 𝕗𝕒𝕫𝕝𝕒𝕤ı𝕪𝕝𝕒 ö𝕝ü𝕞𝕝ü𝕕ü𝕣
İnsan nedir? En ufak sarsıntıda kırılacak olan bir testi değil mi? Seni parçalamak için büyük bir fırtınaya gerek yok, sana ne değerse değsin parçalamaya yeter de artar bile. İnsan nedir? Zayıf ve dayanıksız bir vücut, çıplak, doğal bir korunmadan yoksun, başkalarının yardımına muhtaç, talihin tüm aşağılamalarına maruz kalmış bir varlık, kaslarını iyi çalıştırsa da karşısına çıkacak ilk vahşi hayvanın yemi ve avı, zayıf ve dengesiz maddelerden ibaret, dışa verdiği görünümde makul ancak ne sıcağa, ne soğuğa, ne de zahmete katlanabilen ama tembel ve boşta kalınca da mahvolan, mağduriyetlerden korkan, beslenmezse zayıf düşen ama çok yiyince de çatlayan bir varlık. Kendi halini unutmuş da büyük fikirlere kaptırmış kendini.