Hindistan'ın kurucusu Mahatma Gandhi'nin anasına sormuşlar; "Nedir bu hak?" Okuması yazması olmayan bir kadından bahsediyorum. "Her hak sorumluluk getirir," demiş; "yoksa o hak değildir." Söylediğim bu işte. Bak işte o kadının yüzünde hayat vardır.
Şimdiki çocukların mesela Türkçeleri yok; Fransızcaları, İngilizceleri de yok. Peki neleri var? Boş bir şımarıklıkları var, kendilerini disipline etme gereği duymamaları var. Böyle olunca sorumluluk da almıyorlar. Sorumluluk alamayan insanlar boş olur. Bir de hak talep ediyorlar. Sorumluluk duygun yoksa hak talep edemezsin. Çünkü hakkın temelinde sorumluluk vardır. Aksi de mümkün değildir.
Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın, mono tonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkalarıyla ilgi lenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.