“Yeni bir dünya yaratmaya eskisinden başlarsınız elbette .Bir dünya bulmak için başka bir tanesini kaybetmeniz gerekir belki de .Belki de kaybolmanız gerekir .Yenilenmenin dansı ,dünyayı yaratan dans ,hep bir şeylerin kıyısında ,eşiğinde,sisli sahilde edilirdi.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Akıldan bizi abes uçurumunun karşısına geçirmesini isteyemeyiz.Yalnızca hayal gücü ,aklın sınırsız seçeneğe dalabileceği bir yol ,seçenek labirentlerinde bir ipucu ,altın bir zincir,insana tam anlamıyla yaraşır bir özgürlüğe ,zihni gerçekdışılığı kabul edebilenlere açık bir özgürlüğe götüren bir hikaye icat ederek veya keşfederek,olduğunu varsayarak yahut varmış gibi yaparak bizi ebedi şimdinin çıkmazından kurtarabilir .”
“Bir tür şizofrenin semptomlarından olan bir rüya türü üzerine kimi şeyler okudum .Rüyada bir nesne ,belki bir sandalye ya da bir palto yahut bir kütük görülüyor .Hiçbir şey olmuyor ve başka hiçbir şey görülmüyor .
Uzamsal ve zamansal tecrit içinde görülen birincil deneyim yahut imge (tıpkı Sartre’ın ağaç kökü gibi )çaresizliğin imgesi olabilir.Beckett de eserlerinde bu durumu arzular .öbür uçta Rilke’nin “Şeyleri”-sandalye ,palto ,ağaç kütüğü -yüceltişi bir ilişki bir bağlantı sunar :Bir mobilya odanın ,hayatın yapısının bir parçasıdır ,(Fransız şiirlerinden birinde)yatak baygınlık geçirmiş bir masadır,ormanlar ağaç kütüklerindendir,ibrik aynı zamanda nehirdir,eldir,fincandır ,susuzluktur ,”
“Anlatı faniliğin bir manevrasıdır.Bir araçtır ,yaşama şeklidir.Ölümsüzlük peşinde değildir ;(lirik şiirin yaptığı gibi )zamanı alt etmenin veya atlatmanın peşinde değildir .Doğrultusal zamanda ,tecrübe edilen zamanda ,bir anlamı olan zamanda ileri sürer,onaylar ,yer alır .Şayet insan zihninin zamansal bir spektrumu olsaydı bir fizikçinin yahut mutasavvıfın Nirvana’sı morötesinin çok ötesinde olurdu ve öbür uçta ,kızılötesinde Uğultulu Tepeler yer yer alırdı.”